HIRSIZLIK VE YAĞMA SUÇUNDA ARAŞTIRILMASI GEREKEN BAZI HUSUSLAR(BİLGİ NOTU)

Av.Tugay AYDENİZ

A) Yağma Suçuna ilişkin genel bilgiler

-Yağma suçunun oluşması için failin mağdura malın teslimi ya da malın alınmasına karşı koymaması için cebir uygulaması ya da tehditte bulunması, mağdurun maruz kaldığı cebir ya da tehtididin etkisi ile malı teslim etmesi gerekir. Malın, mal edinmek ve faydalanmak kastı ve amacıyla alınması gerekmektedir. Faydalanma kastı ile hareket edilmesi yeterli olup faydalanmış olmaya gerek yoktur. Suçun mağduru; malın maliki ya da zilyedi olan kişidir.

-Başkasına ait taşınır mallar, senetler, alacak hakları yağma suçunun konusu olabilir. Tapusu olmayan taşınmazlar, taşınır gibi teslimi mümkün olduğundan yağma suçunun konusu olabilir. Tapulu evin cebir tehdit ile tapuda devri devre ilişkin senedin teslimi senedin yağması olarak değerlendirilmektedir. Yağma suçuna konu senedin, mağdurun kendisini ya da başkasını borç altına sokabilecek ya da borcu sona erdirebilecek özellikte olması gerekir. Senet yağmasında alınmak istenen belge ya da belgelerin niteliğinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Senedin mutlak suretle geçerliliğine dair bir şartın daha sonra fail tarafından giderilmesi mümkün değilse yağma suçu oluşmayacaktır. Failin alacağını tahsil etmek amacıyla mağdura cebir/ tehdit ile alacağı ile orantılı senet imzalatması durumunda senedin yağması değil, TCK 150/1 maddesindeki suç oluşur.

-Yağma suçundaki tehdidin objektif olarak ciddi ve sonucu gerçekleştirmeye elverişli olması gerekir. Tehdit elverişli değil ancak mal teslim edilmişse hırsızlık oluşur. Sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit yağma suçu kapsamında değildir. Tehdidin malvarlığına yönelik büyük tehdit, hayata, vücut bütünlüğüne ya da cinsel dokunulmazlığa yönelik olması gerekir. Burada şüphelinin mağdura hitaben söylediği sözler kesin olarak belirlenmelidir. Tehditin ciddi olup olmadığı değerlendirilirken mağdurun durumu, failin konumu, olayın gelişimi, gerçekleştiği yer, zaman değerlendirilmelidir. Tehdite konu zararın veya kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Tehdit mektup, telefon, sosyal paylaşım, başka kişi vasıtasıyla da olabilir.

  • Vücuda acı veren hareketler cebir kapsamındadır. Cebir için mağdurun vücuduna dokunmak suretiyle acı verilmesi gerekir. Bunun kasten yaralama derecesinde olması gerekir. Kolda bulunan çantayı bir seferde çekip almak TCK 142/2-b kapsamında hırsızlık suçu iken mağdurun direnç göstermesi üzerine ısrarla çekiştirip zorla alma durumunda yağma oluşur.

-Malın alınması amacı dışında cebir kullanılması halinde yağma oluşmaz. Cebirin malın alınmasına yönelik olup olmadığı hususunda ayrıntılı beyanlar alınmalıdır. Malı almaktaki amacı, alma şekli, aldıktan sonra mal üzerinde ne suretle tasarrufta bulunduğu, iade amacıyla girişimde bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

    "Sanıkların suça konu malzemeleri at arabasına yükledikten ve kaçmaya başladıktan sonra sinirlenmeleri üzerine kendi istekleri üzerine at arabasını durdurup geri dönerek katılan ...'u yaraladıkları anlaşılan olayda; suç tamamlandıktan sonra kullanılan cebirin malın alınmasına yönelik olmadığı, sanıkların sinirlendikleri için olay yerine dönerek katılanı yaraladıkları anlaşılarak, haklarında yağma suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir"(13. Ceza Dairesi 2016/2380 E. , 2017/10708 K.)

-Mağdurun içerisine ilaç konularak, hipnotize edilerek, sprey sıkılarak vs. Kendisini bilemeyecek savunamayacak hale getirerek mallarının alınması halinde mefruz cebir söz konusu olur.

-Çaldığı malın mağdur ya da 3. Kişi kişi tarafından geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanılması hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Ancak Cebir ya da tehdit, fail tarafından mal bırakıldığı halde olay yerinden kaçmak, yakalanmamak için yapıldıysa yağma suçu oluşmaz.

-Yine Yağma sırasında müdahale için yardıma gelenin yaralanması ayrı bir suçu oluşturmaz.
“Sanığın, katılan …’ın cebir ve şiddetle çantasını almaya kalkıştığı sırada yardıma gelen annesi katılan …’e yumruk vurarak raporundaki gibi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, …’in mal varlığına yönelik sanığın bir eyleminin olmadığı, kasten yaralanmanın TCK’nın 149/2. maddesinde düzenlendiği üzere neticesi sebebiyle ağırlaşmış nitelikli hale ulaşmadığı, eylemin bir bütün halinde katılan …’ya karşı yağma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan hüküm kurulduğu halde ayrıca katılan …’e yönelik eylemden dolayı TCK’nın 86/2. maddesinden mahkumiyet hükmü kurulması,”(6.CD. 13/2/2015-457/18491)

-Hırsızlık amacıyla hareket eden fail malı eline aldıktan ancak henüz hakimiyet alanına geçiremediği- olay yerinden uzaklaşmadığı- mağdurun malı geri almak istemesi üzerine geri vermemek, müdahalesini engellemekiçin cebir tehdit kullanması durumunda hırsızlık yağmaya dönüşür, olay yerinden uzaklaşıp hırsızlık suçu oluştuktan sonra malı geri almak isteyen mağdura cebir/tehdit uygulanması halinde yaralama-tehdit suçları söz konusu olur.

-Yargıtay son içtihatlarında yağma suçunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceğine karar vermiştir.

“Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için kanunda bir zaman sınırlaması mevcut olmayıp, aradan uzunca bir zaman geçse bile önceki olayın etkisiyle suç işlenmişse tahrik hükümleri uygulanmalıdır.
Haksız tahrik hükümleri, Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri arasında düzenlenmiş olup, Kanun metninde her hangi bir istisnai düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle koşulları oluştuğu takdirde işlenen suçun hukuki konusundan ziyade somut olayın özelliğine bakılarak haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanamayacağına karar vermek gerekmektedir.
Koşulları bulunduğu takdirde haksız tahrik hükümlerinin mal varlığı aleyhine işlenen suçlarda da uygulanacağı kuşkusuzdur.”
Bu itibarla somut olayda sanığın işlediği haksız tahrik altında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunun yanında nitelikli yağma suçunun da oluştuğunun kabul edilmesi hâlinde; sanığın, müşteki-mağdur tarafından işlenen haksız bir fiilin, daha açık ifadeyle, eşine internet üzerinden taciz içerikli mesajlar gönderilmesinin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında müsnet suçu işleyip işlemediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre, sanığa verilen cezada TCK’nın 29. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.”
(Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/19859 E., 2022/226 K.)

-Alacağın yağması suçunda, alacaklı olan fail tehdit yada kasten yaralama suçundan cezalandırılırken, alacaklı fail ile birlikte hareket eden diğer failler eğer alacaklı olan failin yakın arkadaş, akraba, çalışanı vs. İse alacaklı fail gibi kasten yaralama ya da tehdit suçundan ancak alacaklı fail ile birlikte hareket edenler çek-senet mafyası gibi sırf alacağın tahsili için alacaklı fail ile bir araya geldi ise yağma suçundan cezalandırılmaktadır.

"Oluş ve dosya içeriğine göre, Dairemizin 19.10.2020 tarihli ilamında da belirtildiği üzere sanıkların eyleminin, yakın arkadaşları olan sanık ...'nın hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,"(6. Ceza Dairesi 2021/22057 E.,  2022/16290 K.)

B) Hırsızlık suçuna ilişkin genel bilgiler

Hırsızlık suçu, taşınabilir nitelikteki başkasına ait bir malın zilyedinin rızası olmadan bulunduğu yerden alınması ile oluşur. Suçun unsuru malı “bulunduğu yerden alma”dır. Buradaki almak fiili malın zilyedinin egemenlik alanından çıkarılması ile oluşur. Madde gerekçesine göre de mağdurun eşya üzerindeki tasarruf haklarını kullanması olanaksız hale geldiğinde “almak” fiili gerçekleşmiş olur.

Mağdurun egemenlik alanı bittiğinden failin egemenlik alanı başlar, fail mal üzerinde tasarruf iradesini açıklayan hareketlerde bulunmadıkça mal üzerinde zilyetliğini kurmuş sayılmaz. Fail malı çaldığı zaman kesintisiz bir takip olmaması halinde mal üzerinde hakimiyet kurduğu kabul edilir. Ancak malın sahibi tarafından kovalanarak yakalanması ya da kolluk görevlileri tarafından göz takibi sonrası kovalanarak yakalanmasında olduğu gibi kesintisiz takip olması durumunda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilir.

Rıza bakımından malın sahibinin değil malın zilyedinin rızası aranmıştır. Zilyet tarafından gösterilen bu rızanın asli zilyetliğin devrine yönelik olması gerekir. Rızanın alma fiilinden önce gösterilmesi gerekir malın alınmasından sonra gösterilen rızanın bir değeri bulunmamaktadır.

TOPLANMASI GEREKEN DELİLLER

Şüpheli olay yerinde olmadığı iddiasında ise HTS kayıtları getirtilmelidir.

Sanığın bağcılar ilçesine hiç gelmediğini ifade etmesi karşısında; sanığın suç tarihinde kullanımında olan cep telefonu hatları tespit edilerek, olay tarihinden 3 gün öncesi ve 3 gün sonrasını kapsar şekilde HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek savunmasının doğruluğunun araştırılması ve inceleme sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,(Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/9158 E., 2022/17406 K.)

Sanıkların suç tarihinde kullandıkları telefon numaralarının ilgili GSM şirketlerinden tespit edilmesi, bu numaraların suç tarihine ilişkin baz istasyonu sinyal bilgilerini de içerir şekilde HTS kayıtlarının getirtilmesi suretiyle, sanıkların kendi aralarında yapılan herhangi bir görüşme olup olmadığının tespiti, telefonlarının suç tarihinde suçun işlendiği yerden sinyal verip vermediğinin araştırılması suretiyle, sanıkların suç tarihinde bulundukları yerin ve birbirleri ile irtibatları olup olmadıkları hususlarının tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,(6. Ceza Dairesi 2020/10642 E. ,2021/12910 K.)

Bilişim suretiyle hırsızlık suçunda SMS doğrulama mesajı ile ilgili araştırma yapılması gerekir.
Hangi GSM hattına gönderildiği
Havale, satış işleminin nasıl gerçekleştiği
IP numarası, hangi internet bağlantısı ya da cep telefonuna ait
Hesaplarına para gelenlerin tanık olarak dinlenilmesi

İlgili bankaya müzekkere yazılarak müştekiye ait hesaba ne suretle girildiği, SMS doğrulama mesajının müştekiye ve kime ait hangi hatta gönderildiği, SMS doğrulama mesajı olmadan internet bankacılığına giriş yapılıp yapılamayacağının araştırılması, IP adresinin ait olduğu belirlenen İstanbul ilindeki firma ile sanığın veya müştekinin bir irtibatının bulunup bulunmadığının tesbiti, sanığın suç tarihinden önceki telefon kayıtlarının dökümü istenerek görüşülen numaraların suçla ilgisi bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ve kovuşturma ile karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,( 22. Ceza Dairesi 2015/18093 E., 2015/3253 K.)

Kovuşturma aşamasında da teşhis/ yüzleştirme yaptırılmalı, yapılamıyorsa sanığın teşhise elverişli önden ve yandan resimleri temin edilip, bunlar katılana gösterilerek fotoğraf teşhisi yaptırılmaldır.
Mağdur ile sanığın mümkün ise aynı celse bir araya getirilip veya sanığın fotoğraflarının mağdura gösterilmek sureti ile tanıma işlemi yaptırılması ve mağdurun verdiği eşgal bilgileri ile sanık …’ın eşgalinin örtüşüp örtüşmediğinin mahkemece gözlemlenerek tutanağa geçirilerek sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yetinilip, yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi
,(6. Ceza Dairesi 2018/197 E., 2020/852 K.)

Soruşturma evresinde tanık …’a fotoğraf üzerinde yaptırılan teşhis işleminin yeterli olmadığının anlaşılması karşısında öncelikle sanığın tanık ile yüzleştirilmesi sağlanmak suretiyle teşhis işleminin yaptırılması, eğer mümkün değilse sanığın teşhise elverişli fotoğraflarının çektirilerek tanığa gösterilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde eksik soruşturma ile karar verilmesi;(13. Ceza Dairesi 2018/7228 E. ,2018/19355 K.)

mağdurun soruşturma aşamasında kendisine gösterilen fotoğraflardan sanıklar … ve …’yı kesin olarak teşhis ettiği, oysa sanık …’ın suç tarihinde Sincan 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle mağdur … ve sanık …’nın usulüne uygun yöntemle duruşmaya davet edilip, mağdur ile yüzleştirme işleminin yapılması, olanaklı olmadığı taktirde sanık …’in teşhise elverişli önden ve yandan resimleri temin edilip, bunların katılana gösterilerek suç teşkil eden olayın faili olup olmadığı konusunda ayrıntılı beyanı alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması,( 6. Ceza Dairesi 2015/5331 E. ,2018/3382 K.)

Parmak izi kıyaslaması yapılmalıdır.
03.03.2011 tarihli savcı görüşme tutanağı ve kolluk fezlekesine göre, 02.03.2011 tarihinde … Polis Merkezi

Amirliği tarafından başka bir olay nedeniyle yakalanan sanıktan alınan parmak izinin, müştekiye ait işyerinden alınan parmak iziyle uyumlu olduğunun soruşturmayı yürüten … Polis Merkezi Amirliğine bildirildiği, ancak dosyada parmak izi karşılaştırma raporunun aslı veya onaylı suretinin bulunmadığı nazara alınarak öncelikle olay yerinden alınan parmak izi ile sanığın daha sonra karıştığı olay nedeniyle alınan parmak izinin aynı olup olmadığının resmi belgeyle açıklığa kavuşturulması bakımından parmak izi raporunun aslı ya da onaylı suretinin getirtilmesi, sonuç alınamaması halinde sanığın parmak izi ile olay yerinden elde edilen parmak izinin karşılaştırması yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, (2. Ceza Dairesi 2014/24091 E. , 2016/3364 K.)

Video görüntü karşılaştırması (suç kabulü yoksa)yapılmalı, görüntüler bozuksa görüntü iyileştirme işlemi yaptırılmalıdır.

Sanığın aşamalarda atılı suçu işlemediğini savunması, 14.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda olay yerini gösteren CD’nin gerek ekipman, gerekse teknolojik donanıma sahip bulunan Kriminal Polis Laboratuvarı’na gönderilerek şüphelilerin eşgallerinin belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması, 05.11.2012 tarihli … Emniyet Müdürlüğü Radyo-Tv ve Foto Film Şube Müdürlüğü yazısında da şahıs karşılaştırma işlemlerinin … Kriminal Polis Laboratuvarı Daire Başkanlığı Ses Görüntü Data İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünün belirtilmesi karşısında,dosya içerisindeki CD’lerin … Kriminal Polis Laboratuvarı Daire Başkanlığı Ses Görüntü Data İnceleme Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek görüntü iyileştirmesi ve karşılaştırma işlemleri yaptırtılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, (2. Ceza Dairesi 2014/28406 E., 2016/9666 K.)

bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, görüntülerdeki şahıs ile dosyada teşhis fotoğrafı bulunan sanık … arasındaki karşılaştırma neticesinde; şahıslar arasında saç, alın ve kaş yapısının yanında genel görünüm özelliklerinin büyük benzerlikler gösterdiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, kamera görüntüleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına gönderilip, olaya ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde, olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılmasının sağlanarak bahse konu görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,( 2. Ceza Dairesi 2016/5541 E., 2018/11097 K.)

Sanığın, müştekiye ait dolabın bulunduğu odaya girip girmediğinin tespiti ile, olayın tek delili olan kamera görüntülerini içerir CD’nin dosya içerisine alınarak, görüntü çözümünün yapılması, olay yerindeki kişinin sanık olup olmadığı usulüne uygun şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,( 17. Ceza Dairesi 2015/1543 E., 2015/2499 K.)

Video görüntülerinde yer alan kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi gerekir.
Dosya içerisinde yer alan CD’nin incelenmesinde şüpheli olduğu değerlendirilen şahsın görüntülere girdiği saat ve dakikada söz konusu yerde bulundukları tespit edilen görüntülerdeki mavi yelekli ve kırmızı ceketli şahsın tanık sıfatıyla beyanı alınıp,sanıkların fotoğrafları gösterilip,cd’deki görüntüler incelettiriilip, görüntülerdeki şahısların sanıklar olup olmadığı sorulmadan eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
(13. Ceza Dairesi 2011/35730 E. , 2013/15235 K.)

Mantıklı savunma varsa doğruluğu araştırılmalıdır.

Sanığın tüm aşamalarda alınan savunmasında hırsızlık olayının olduğu saatlerde denetimli serbestlik kapsamında imza atmak için Hürriyet Karakoluna gittiğini beyan etmesi üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesinde müştekinin Yeni mahalle 75. Yıl Bulvarında bulunan … isimli işyerinden hırsızlığın 09.03 sıralarında meydana geldiği, sanığın polis merkezine kamera kaydına göre, saat 09.20.41 de girdiği, saat 09.22.24 te çıktığı belirtilmiş olmasına göre hırsızlığın yapıldığı yer ile sanığın olay günü imza atmak için gittiği … Polis Merkezi arasındaki mesafe ve bu mesafenin 17 dakikalık süre içerisinde olay tarihi ve saatindeki trafik koşulları da gözetilerek otomobille veya yaya olarak gidilip gidilemeyeceği hususunun araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması (17. Ceza Dairesi 2016/8491 E., 2016/10107 K.)

Sanık … ise tüm aşamalarda; atılı suçu işlemediğini, sanıklarla birlikte hareket etmediğini olaydan önce sanık …’ın motorunu çaldığını söylemesi sebebiyle sanık …’ın kendisine iftira attığını, laptopu sanık …’ın aldığını ve sakladığı yeri de … lakaplı …’nın bildiğini ileri sürmesi karşısında; sanık …’in savunmasında geçen hususlar araştırılmadan, sanık …’in beyanı dışında sanığın mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı deliller karar yerinde açıklanıp gösterilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,(6. Ceza Dairesi 2016/125 E. , 2019/1010 K.)

Sanık savunmasında; katılandan devraldığı kahvehanenin elektrik,su ve doğalgaz borçlarını, katılanın kendisine ödeyeceğini söylemesi nedeniyle yatırdığını, buna karşılık senetlerinin alacağa karşılık gelen kısmı düşülmeden katılan tarafından icra takibine koyulduğunu beyan etmesi karşısında, savunmada geçen hususların doğruluğu araştırılarak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,(4. Ceza Dairesi 2014/269 E. ,2016/7157 K.)

Sanık …’ın 04.07.2008 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde, suç tarihinde başka bir suçtan dolayı Silivri Cezaevi’nde tutuklu olduğunu ifade ettiğinden, bu savunmanın doğruluğu araştırılmadan eksik soruşturmayla hüküm kurulması(,13. Ceza Dairesi 2012/16817 E., 2012/17337 K.)

Mağdurun işyerinde yapılan hırsızlık sonucunda birtakım eşyalarının ve parasının çalındığı, mağdurun bu hırsızlığı sanığın gerçekleştirdiğine ilişkin aldığı bir duyumu kolluk görevlilerine aktardığı, bunun üzerine sanığın ara sıra kaldığı köydeki evinde, 04.01.2011 günü arama yapıldığı, salonda çekyatın altında, mağdura ait işyerinden çalınan yazar kasa parçalarının ele geçirildiği, sanığın, bu eşyayı kimin koyduğunu bilmediğini belirterek duruşmada bazı kişilerin isimlerinden bahsettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın arkadaşları olan … ile … isimli birahanede çalışan … isimli kişilerin savunmada belirtilen olay hakkında beyanları saptanıp sonucuna göre sanığın hukuki konumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması,(17. Ceza Dairesi 2015/11849 E. ,2016/3200 K.)

01.12.2012 tarihli kamera görüntüleri izleme tutanağında sanığın mağdurlara ait işyerine girip çıktığının belirtildiği, ancak sanığın savunmasında olay günü işyerinin önünden geçtiğini, ancak işyerinin içerisine girmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın olay günü ve saatinde mağdurlara ait işyerine girip, girmediği hususunda kriminal laboratuvarlar aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraaat kararı verilmesi;(6. Ceza Dairesi 2018/820 E., 2020/4158 K.)

Tutanak mümzii tanık olarak dinlenmelidir.

Şüphelilerin katılan kuruma ait …sulama regülatörünün kepçe vasıtasıyla bentlerini yıkmak suretiyle mecrasını değiştirdikleri ve kapakları kırmak suretiyle zarar verdikleri iddia edildiği olayda, 07/07/2014 ve 20/08/2014 tarihli tutanak ve olay yeri tespit tutanağı altında imzaları bulunan tutanak mümzii tanıkların dinlenilerek, olay mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, (2. Ceza Dairesi 2021/16710 E., 2021/19885 K.)

Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçu kabul etmediği, bahse konu odaya yerleştirildiğinde odadaki prizler ve lamba anahtarının sökülmüş olduğunu gördüğünü, kendisinin yapmadığını, bu durumu infaz koruma baş memuruna söylediğini savunduğu anlaşılmakla, 03/09/2014 tarihli tutanakları düzenlenen tutanak mümzii infaz koruma memurlarının tanık sıfatıyla duruşmada dinlenilmesi, olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin sorularak sanığın savunmasının doğruluğunun araştırılması ve sonucuna göre deliller bir bütün halde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, (2. Ceza Dairesi 2021/55 E., 2022/9755 K.)

Görüntüler uzman kurum yada bilirkişi nezdinde kıyaslanmalıdır.

Suça sürüklenen çocuklara ait fotoğrafların da temin edilerek olaya ilişkin CD görüntülerinin uzman kurum veya kuruluşlarca incelenmesi ile 5271 sayılı CMK’nın 210 ve 236/1 maddeleri gereğince olayın tek görgü tanığı konumundaki müştekinin, yargılama aşamasında dinlenerek görüntülerin suça sürüklenen çocuklara ait olup olmadığı hususunun saptanıp kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,(13. Ceza Dairesi 2012/5547 E., 2013/19427 K.)

Dosya içerisinde yer alan CD’nin incelenmesinde görüntülerin çok net olduğu anlaşıldığından 24.03.2009 tarihli bilirkişi ropuru,ekindeki fotoğraf,sanıklara ait fotoğraflar ile cd TRT’de görev yapan üçlü bilirkişiye tevdi edilip şüpheli şahısların görüldüğü saat,dakika,saniye ile eşgal bilgileri belirtilip dosya içerisinde yer alan sanıklar olup olmadığı konusunda rapor aldırılmadan eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,(13. Ceza Dairesi 2011/35730 E. , 2013/15235 K.)

Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükümlerde sanıkların mukayeseye elverişli fotoğrafları ve dosya içerisindeki olaya ilişkin CD’de bulunan kamera görüntülerinin TÜBİTAK veya TRT gibi uzman kuruluşlardan birisine gönderilip fotoğraf ve görüntü analizleri yaptırılarak, görüntülerdeki şahısların sanıklar olup olmadığı, hangi eylemleri gerçekleştirdiği kuşkuya yer vermeyecek biçimde kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi,(2. Ceza Dairesi 2021/21967 E. ,2022/4250 K.)

Olay yerinden kan, DNA profili elde edilmiş ise sanık/şüphelinin DNA profili kıyaslaması yapılması gerekir.
sanık …’den alınacak kan örneği ile suç yerinden elde edilen sigara izmaritinin DNA’larının uzman bilirkişilerde karşılaştırılmasında sonra alınan bilirkişi raporları sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde beraatine kararı verilmesi
,(6. Ceza Dairesi 2022/1273 E. ,2022/9324 K.)

Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 26/02/2007 gün ve 2007-6314/213 sayılı raporunda, katılandan alınan vajinal ve anal akıntı ve sürüntü örneklerinde spermatozoid ve erkek bireye ait DNA profili elde edildiğinin, meme başları ve sağ el parmaklarının tırnak altı dokusundan alınan sürüntü örneklerinde de aynı erkek bireye ait DNA profilinin elde edildiğinin, katılan ve sanıkların kan örneklerinin gönderilmesi halinde elde edilen DNA profilleri ile mukayeselerinin yapılabileceğinin belirlenmesi karşısında, sanıkların ve katılanın DNA profilleri ile raporda belirtilen ve katılanın vücudundan alınan numunelerde tespit edilen DNA profilleri arasında karşılaştırma yaptırılması ve bundan sonra dosyadaki diğer bütün deliller ile birlikte sanıkların hukuki durumların takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile sanıkların cinsel saldırı, yağma ve kasten yaralama suçlarından yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,(6. Ceza Dairesi 2013/21024 E., 2015/44649 K.)

İnternet ilanına ilişkin kayıtlar, ilandaki telefon numarası araştırılmaldır.

Sanıkların internet ilanı için köpek resmi vermediklerini savunmaları karşısında,ilanı gerçekleştiren firmadan ilanın içeriği ile ilgili belgeler getirtilmeden ve ilanda belirtilen 539 5769636 numaralı hattın sanıkların kardeşi Erdoğan ..tarafından kullandığı halde Erdoğan …’ün beyanına başvurulmadan ,suç tarihi itibariyle sanıkların cep telefonlarının hangi baz istasyonlarından sinyal aldıkları tespit edilmeden,dosya içerisinde olay yeri ile ilgili herhangi bir tutanağa rastlanmadığından suç niteliğinin tayini açısından olay yeri ile ilgili belge düzenlenip düzenlenmediği araştırılmadan ,düzenlenmiş ise dosya içerisine konulup aksi halde mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,(2. Ceza Dairesi 2013/29436 E. ,2014/21612 K.)

Telefon hırsızlığında çalınan telefonun imei numarası tespit edilip, buradan telefona takılan hattın kim tarafından kullanıldığı bulunup iletişim kurduğu kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmelidir.

Telekominikasyon İletişim Başkanlığından yakınana ait suça konu cep telefonunun imei numarası yakınanın kullandığı cep telefonu numarası üzerinden tespit olunduktan sonra suça konu cep telefonunun imei numarası üzerinden kimler tarafından kullanıldığı tespit olunup, telefonu kullanan kişilerin tanık sıfatıyla ifadesi alınarak suça konu telefonu ne zaman ve nereden aldığı da sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,(2. Ceza Dairesi 2013/34330 E., 2014/24303 K.)


katılan çocuğa ait telefon hattı ile iddia edilen suç tarihlerinde görüşülen ya da mesaj çekilen şahıslar ile sanık arasında tanışıklık bulunup bulunmadığı, belirtilen hatlarla sanığın kendi kullandığını beyan ettiği hattın aranıp aranmadığı araştırılıp, gerektiğinde adı geçen şahısların tanık sıfatıyla dinlenmesi sonucunda delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,(6. Ceza Dairesi 2014/2666 E., 2014/10744 K.)


Yağmaya konu edilen cep telefonunun olaydan hemen sonra kim tarafından kullanıldığı, kullanan kişi ya da kişilerin sanıklarla bağlantısının ne olduğu hususlarında gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,(6. Ceza Dairesi 2018/1077 E., 2020/2907 K.)


Suça konu … gsm. hattına ait HTS. kayıtlarında, anılan telefon numarası ile en fazla iletişimi gözüken telefon hattı sahiplerinin tespiti ile, gerektiğinde andlı beyanları alınmak suretiyle, sanık … ile irtibatları bulunup bulunmadığı hususları da saptandıktan sonra, sonucuna göre deliller bir bütün halinde ele alınıp, sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği düşünülmeden, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan anılan hattın sadece baz istasyonları bilgisi temin edilerek eksik soruşturma ile yetinilerek yargılamaya devamla, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi;(6. Ceza Dairesi 2020/2524 E. ,2021/10869 K.)

Hırsızlık eyleminin gerçekleştiği aynı gün içerisinde katılanın suça konu çalınan telefonu ile iki kez görüşme yaptığı belirlenen …’nın sanık ile yüzleştirilmesi sağlanmak suretiyle olaya ilişkin tanık sıfatıyla beyanı alındıktan sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,( 13. Ceza Dairesi 2018/9908 E., 2019/4753 K.)

Mağdurların beyanı açık ve anlaşılır olmalı, muğlak noktalar detaylı şekilde açıklattırılarak eylem somutlaştırılmalı, çelişkiler giderilmelidir.


Tamamı sözlü yargılamadan oluşan dosyada; Mağdurun kolluk ifadesinde; elindeki parayı vermemek için direndiğini beyan etmesi karşısında, öncelikle mağdurdan suçun faili tarafından gerçekleştirilen fiil içerisinde ”Direnme” olarak neyi kastettiği açıklattırılıp, aşamadaki beyanları arasında oluşan aykırılık kesin olarak giderilip, uygulanan şiddetin nitelendirilmesinde meydana gelen duraksama ortadan kaldırıldıktan sonra sonucuna göre tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilip, eyleminin hukuki vasfının belirlenmesi gerekirken eksik soruşturmayla yetinilerek; duruşmaya devamla, mağdurun psikolojik bazı etkilerde kalarak sanığın davranışlarına farklı anlam yükletilmek suretiyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,(6. Ceza Dairesi 2017/249 E., 2019/4414 K.)

Sanık … ile ilgili olarak; katılan …’ın … Batı Cumhuriyet Başsavcılığındaki 23.01.2015 tarihli fotoğraf teşhisinde “ bana fotoğrafını gösterdiğiniz … ve … de …’nın yanında gelip onun emirlerini yapıyorlardı; benim daha önceki beyanlarımda beyan ettiğim olaylara karışan şahıslar fotoğrafını göstermiş olduğunuz şahıslardır” şeklinde beyanda bulunduğu; ayrıca temyiz dışı sanık …’ın tanık sıfatı ile alınan beyanında da ikinci olaydan 4-5 gün sonra dayısı …’nın yanında… ve … olduğu halde katılanın evine gittiklerini, dayısının bu gelişinde telefon ile arayarak kendisini haberdar ettiğini ifade ettiği; sanık …’nın 07.04.2016 tarihli duruşmada …’ya ikinci gelişinde yanında… ile birlikte …’nin de olduğunu beyan ettiği anlaşılmış olup; katılanın duruşmada … ile ilgili olara… ile birlikte gelen şahısların arasında olmadığını söylemesi karşısında bu ifadeler arasındaki çelişkinin giderilmesi ve katılanın eski eşi olan ve mahkemece tanık olarak dinlenen …’ye de teşhis işlemi yaptırılarak sanık …’nin olayda bulunup bulunmadığının kesin olarak saptanması ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, (6. Ceza Dairesi 2017/1098 E. , 2017/475 K.)

Mahkemece… İlköğretim Okulu Ve İş Okulu Müdürlüğünün 08/01/2008 tarihli tutanağında imzası bulunan tanıkların, her bir mağdur yönünden zaman, yer ve yağmaya konu para miktarı yönünden eylemi somutlaştıracak şekilde bilgilerine başvurulmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,(6. Ceza Dairesi 2012/29331 E.,, 2015/40253 K.)

Çalınan telefona hattı takan kişinin tespiti ile telefona nasıl ulaştığı, kimden aldığı, hattı neden taktığı detaylı olarak sorulmalıdır.


Öncelikle katılan …’den suça konu samsung telefonunu hangi hat ile kullandığı sorulup, farklı bir hat ve/veya Iphone telefonuna takılı … numaralı hat ile kullandığının anlaşılması halinde bu hattan hareketle sözkonusu samsung telefonun imei numarasının tespit edilip, olay tarihi ve sonrasında bu telefonunun kullanıp kullanılmadığı, kullanıldı ise kimler tarafından kullanıldığı ve bunun sanıkla bağıtı araştırıldıktan sonra, TİB kaydına göre … İmei’nin kullanım bilgisinde yer alan Enerjisa Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. adına kayıtlı olarak gözüken … numaralı hatla ilgili olarak adı geçen işletme adına kim tarafından servis sağlayıcı ile bir sözleşme yapıldığı ve suça konu … imei numaralı cihazın hangi nedenle bu hat ile kullanıldığı araştırılıp, sanık tarafından kullanılan … numaralı hattın olay tarihi ile makul bir süre sonrasında takılı olduğu cihaz ve/veya cihazların imei numarası da resen araştırılıp, sonucuna göre delillerin bir bütün halinde takdiri ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yetinilip yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,( 6. Ceza Dairesi 2015/8328 E., 2018/4767 K.)

Sanık kendisinin böyle bir hattı olmadığını söylüyorsa adına sahte hat çıkarılıp çıkarılmadığı hususu araştırılmalı bu kapsamda; hat sözleşmesi, imza örnekleri alınmalıdır.


Soruşturma evresinde dinlenen E.T. “telefonu satın aldığı şahsı görse tanıyabileceğini” bildirmesi ve getirtilen iletişimin tespiti tutanaklarına göre sanığa ait olduğu iddia edilen hattın çalınan telefonda ilk kez suç tarihi olan 30.06.2010 günü kullanıldığının anlaşılması karşısında,E.T. tanık olarak dinlenip sanık ile yüzleştirilerek,sanığa ait olduğu iddia edilen ve çalınan telefona kullanılan 554 864 94 62 numaralı telefon hattının alınması sırasında yapılan işlemlere ilişkin kayıtlar ilgili GSM operatöründen getirtilerek sanığın imza,yazı ve rakam örnekleri alınıp bunlarla karşılaştırma yapılarak hattın sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığı kesin olarak belirlendikten sonra hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken,sanığın “nüfus cüzdanını 2005 yılında kaybettiğine,adına sahte hat yapılmış olabileceğine,hattın kendisine ait olmadığına” ilişkin savunmasına ve sanığa ait olduğu iddia edilen hatla çalınan telefonun olaydan 7 gün sonra kullanıldığına ilişkin yetersiz gerekçeye ve eksik incelemeye dayanılarak beraatine karar verilmesi,(2. Ceza Dairesi 2013/19445 E. , 2014/10113 K.)

Sanık …’nın imza ve yazı örneklerinin ilgili mercilerden temin edildikten sonra, dosyada alınan imza ve yazı örnekleri ile birlikte kriminal laboratuvarına gönderilip ek rapor tanzim ettirilerek, … no’lu telefon hattı sözleşmesi üzerindeki imza ve yazıların kime ait olduğunun tereddüde neden olmayacak şekilde saptanması ile sonucuna göre sanıklar hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,(6. Ceza Dairesi 2021/22065 E. ,2022/4096 K.)

Sanık Abdulselam Akgün’ün atılı hırsızlık suçunu inkar ederek suça konu cep telefonu ile kullanılan hattı çıkarmadığını beyan etmesi karşısında, cep telefonu hattına ait sözleşme getirtilip imza karşılaştırılması yapıldıktan ve sanığın suça konu cep telefonunu kullandığı yer tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ,eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,(13. Ceza Dairesi 2012/2233 E. , 2013/12479 K.)

Hırsızlık yapılan yerin bina mı eklenti mi değil mi bu hususta keşif yapılmalı, kroki alınmalıdır.


motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususunda oluşan şüphenin giderilmesi bakımından, katılandan sorularak ve gerekirse olay yerinde keşif de yapılarak, motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığının araştırılıp, sonucuna göre motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bir yer olduğunun tespiti halinde sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, aksi taktirde aynı Kanun’un 142/1-e maddesinden uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile suç tarihinde (6545 sayılı Yasa’nın 62. maddesi ile) yürürlükten kaldırılmış olan TCK’nın 142/1-b maddesinden hüküm kurulması,(
2. Ceza Dairesi 2022/8367 E., 2022/16181 K.)

Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık yaptığı mağdura ait işyerinin beyanlardan ve emniyet görevlilerince düzenlenen tutanaklardan tam niteliği anlaşılamadığından, bilirkişi marifetiyle olay mahalinde keşif yapılarak hırsızlığın yapıldığı yerin niteliği ayrıntılarıyla saptanıp, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 141/1 veya 142/1-b maddeleri kapsamında olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi yerine, eksik soruşturma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, (13. Ceza Dairesi 2014/20014 E., 2015/8555 K.)

Kapısı kilitli olmayan aracın çalınması halinde kontak anahtarının üzerinde bırakılıp bırakılmadığı araştırılmalıdır.


suça konu motosikleti park ettiğinde kontak anahtarının üzerinde olup olmadığı ayrıca motosiklet bulunduğunda üzerinde bulunan kontak anahtarının kendisine ait olup olmadığı sorulup, kontak anahtarının müşteki tarafından suça konu motosiklet üzerinde bırakıldığının kesin olarak tespit edilmesi halinde suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 141/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilip buna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,(2. Ceza Dairesi 2014/23477 E. ,2016/2152 K.)

sanığın savunmasında motosikleti çaldığında anahtarının üzerinde olduğunu beyan ettiği, 07/04/2010 tarihli görgü tespit tutanağına göre de, suça konu motosiklet ele geçirildiğinde, motora ait iki adet kontak anahtarının olduğunun anlaşılması karşısında, müştekiden motosikletin kontak anahtarını üzerinde bırakıp bırakmadığı sorulup, sonucuna göre kontak anahtarının üzerinde olduğunun saptanması halinde eylemin TCK’nın 141/1 maddesinde, kontak anahtarının üzerinde olmadığının belirlenmesi halinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,(2. Ceza Dairesi 2018/5627 E., 2019/9847 K.)

motosikletin kontak anahtarını üzerinde bırakıp bırakmadığı da sorulup sonucuna göre; öncelikle suça konu motosikletin bina veya eklentisinde bulunup bulunmadığı tespit edilerek; bina veya eklentisinde bulunduğunun kabulü halinde eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturacağı, bina veya eklentisi dışında park edildiğinin kabul edilmesi halinde ise; motosikletin kontak anahtarının üzerinde bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenerek, kontak anahtarının üzerinde olduğunun tespiti halinde eylemin TCK’nın 141/1 maddesinde, kontak anahtarının üzerinde bulunmadığının tespiti halinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, (2. Ceza Dairesi 2020/7620 E., 2021/6406 K.)

Motosiklet hırsızlığında; motosikletin sabit bir yere kilitlenerek bırakılıp bırakılmadığı araştırılmalıdır.

Müştekinin çalıştığı işyerine ait ve iş yeri önünde kilitli vaziyette iken sanıklar tarafından çalınması şeklinde gerçekleşen eylemde, tereddüde yer vermeyecek şekilde bisikletin ayrıca sabit bir yere kilitlenip kilitlenmediği sorularak, tespitinden sonra sonucuna göre sabit bir yere kilitlememiş ise sanıkların eyleminin TCK’nın 141/1. maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, aynı Yasanın 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması,(13. Ceza Dairesi 2018/13250 E., 2019/6791 K.)


Müştekinin motosikleti asma kilitle kilitleyerek işyerinin önüne bıraktığı ancak; suça konu motosikleti ne şekilde, nasıl ve nereye kilitlediği ya da sabit bir yere kilitlenip kilitlenmediğinin tespit tutanağında tam olarak anlaşılamadığı, bu itibarla motosikletin asma kilitle sabit bir yere kilitlenip kilitlendiğinin belirlenmesi amacıyla öncelikle sanık ve müştekiden bu hususlar sorulup gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi olay tarihi itibariyle herhangi bir yere asma kilitle sabitlendiğinin tespit edilmesi halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde tanımlanan suçu, motosikletin tekerinden ya da kendi üzerinde kilitlendiyse; aynı Kanun’un 142/1-e maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,(6. Ceza Dairesi 2020/5632 E., 2021/3035 K.)

12-15 yaş aralığındaki SSÇ’ lerde her suç bakımından ayrı ayrı Sosyal İnceleme Raporu alınması gerekir.

Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden de uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun işlediği işyerinden ve kurumdan hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olduğuna ilişkin rapor ile yetinilerek eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,(2. Ceza Dairesi 2019/4790 E. ,2019/18172 K.)

Sanıkların banka hesaplarının incelenmesi gerekir.


Yakınanın dükkan alım satımı için yanında bulunan 100.000.-TL.nin sanık tarafından alındığına dair beyanı karşısında, olay tarihi ve sonrasında sanık … ve yakınlarının banka hesaplarında sanık tarafından yapılmış bir para hareketliliğinin olup olmadığı, sanığın gelip gittiği yerlerde yüklü miktarda döviz ve/veya altın alımı yapıp yapmadığı araştırılıp, bütün deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturma ile yetinilip, yazılı şekilde hüküm kurulması;(6. Ceza Dairesi 2015/2569 E. , 2018/1212 K.)

Hırsızlığın Yağmaya Dönüştüğü Anın Duraksamasız Şekilde Tespiti Gerekir

Yakınan …’ın 16.09.2015 tarihli kollukta “…mutfak penceresini açtım ve arkasından kimsin diye bağırdım… bu esnada şahıs bahçe çitinin önündeydi…” 02.12.2015 tarihli duruşmada ” …Ben odaya başucumda olan cep telefonunu alıp polisi aramak için girdiğimde telefonumun olmadığını gördüm. Hızlıca yeniden geriye döndüm. Bu ara 15-20 saniye kadar sürmüş olabilir. Evimizin yan tarafında diş hastanesinin orada ağaçlık alan var. Orada sanığı gördüm…” şeklindeki eylemin yağmaya dönüştüğü zeminin tam olarak neresi olduğu yönünde ortaya çıkan açık aykırılıklar dikkate alındığında, bu yöndeki duraksamalar tamamen giderilip suç tarihi de dikkate alınarak sanığın eyleminin, bu bağlamda hukuki vasıflandırmasının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, ( 6. Ceza Dairesi 2018/332 E., 2018/1097 K.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir