TRAFİK KAZALARINDA BİLİNÇLİ TAKSİR OLARAK KABUL EDİLEN BAZI HALLER
İçindekiler
Yaralamalı ya da ölümlü trafik kazalarında kazayı yapanın sorumluluğu genel olarak taksir düzeyinde kabul edilmekte olup eylemin basit taksir mi yoksa bilinçli taksir mi düzeyinde olduğu tartışılmaktadır. Bilinçli taksirin sonuç itibariyle basit taksirden farkı; bilinçli taksir halinde suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar arttırılacak olması, yaralama suçunda bilinçli taksir halinde basit yaralama haricinde şikayet koşulunun aranmaması, TCK 50/4 maddesine göre Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli (1 yıldan fazla ) de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, adlî para cezasına çevrilebilir iken bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmayacak olmasıdır.
-
Yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullanmak
“Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ………..100 promil altında alkol oranı nedeniyle sanık hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksirden arttırım yapılarak mahkumiyet kurulması, Kanuna aykırı olup” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1888 E. ,2021/5431 K.)
-
Kırmızı ışıkta geçmek
“Sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti, aydınlatmalı, meskun mahal dışında, tek yönlü yılda seyir halinde iken, olay yeri ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, kırmızı ışık ihlali yaparak sola döndüğü sırada, karşı yönden gelen ve yeşil ışıkta kavşağa giren … idaresindeki otomobil ile çarpıştığı, otomobil içindeki üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak neden olduğu olayda; sanık her ne kadar olay saatinden yaklaşık bir saat sonra kollukta verdiği ifadesinde “ …ben bana kırmızı ışık yandığını görmedim. Kırmızı ışıkta geçtiğimi bilmiyorum..” şeklinde ifade vermiş ise de; trafik polis memurları tarafından tutulan kaza tespit tutanağında “…sürücü Ayşe’nin beyanına göre kırmızı ışık ihlali yaparak sola dönüş yaptığı sırada….” şeklindeki tutanak ve karşı yönden gelen otomobil sürücüsü … ve otomobilde bulunan … ve …’nın ifadelerine göre; sanığın kırmızı ışıkta geçtiği tespit olunmasına rağmen bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/10138 E.,2021/3059 K.)
-
Sollama yasağına uymamak
“Sollama yasağına işaret eden kesintisiz yol şerit çizgilerine rağmen karşı yönden gelen … trafiğine ait şeride geçerek kazaya sebebiyet veren sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5562 E., 2022/8440 K.)
-
Araç kullanırken cep telefonu ile konuşmak
“Dosya içeriğine göre, otobüs şoförlüğü yapan sanığın, kamera görüntülerinde açıkça tespit edildiği üzere, idaresindeki halk otobüsü ile hız sınırının 50 km olduğu ve yaya ile araç trafiği bakımından yoğun olan cadde üzerinde seyir halinde iken, kaza anına değin kamera görüntülerine yansıyan erkek şahısla sohbet ettiği, sürekli olarak cep telefonu ile meşgul olduğu, seyir halinde iken tek eli ile cep telefonunu tuttuğundan her iki elinin de direksiyonda olmadan seyrine devam ettiği anların olduğu dolayısı ile sohbet etmek ve telefonu ile ilgilenmek suretiyle seyir güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunduğu, yola gereken dikkatini vermeden ve direksiyon hakimiyetine özen göstermeden seyretmesi neticesinde kaplamaya giren yayayı ikaz ederek etkili fren tedbirine başvuramadığı, tüm bu tehlikeli davranışları gerçekleştirirken herhangi bir kaza neticesinin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, şoförlük bilgi ve deneyimine, içinde bulunduğu koşullara, önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine olan güveni sebebiyle, ölüm veya yaralanma ile neticelenebilecek herhangi bir kazanın meydana gelmeyeceğine ya da meydana gelse dahi bu türden bir kazayı önleyebileceğine güvenerek hareketine devam etmek suretiyle, öngördüğü ancak gerçekleşmesini istemediği kaza neticesine sebebiyet verdiği, tüm bu sebeplerle sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; bu suretle sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4427 E. ,2022/4943 K.)
-
Ters yönde araç kullanmak
“Sanık ters yönde araç kullandığından yoldan geçmek isteyen bir kişinin kendisini fark edemeyebileceğini ve karşı istikametten gelen güneş ışıkları nedeniyle görüş mesafesinin yetersizliğinden çarpmaya engel olabilecek bir mesafede aracını durduramayabileceğini ve sonuçta da birisine çarparak yaralayabileceğini öngörmüş, ancak gideceği mesafenin kısa olmasına, tecrübesine, şoförlük yeteneklerine, özellikle de şansına ve yoldan geçenlerin kendilerini araçtan koruma yönünde dikkatli davranacaklarına güvenmiş ve böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek öngördüğü, ancak istemediği neticeye neden olmuştur.
Bu nedenle sanığın eylemini bilinçli taksirle yaralama olarak vasıflandıran yerel mahkeme hükmünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.” (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/11 E. ,2014/139 K.)
-
U dönüşü yasağı olan yerden dönüş yapmak
“Sanığın saat:17.45 sıralarında servis otobüsü ile Körfez Kirazlıyalı mevkii D-100 karayolu üzerinde seyrettiği bir sırada yol yapım çalışması nedeniyle huniler ile bölünmüş olan yolda U dönüşü yasağını gösteren trafik levhasına rağmen U dönüşü yapmak suretiyle kontrolsüzce sola manevra yaptığı sırada arkasından gelen …’ün sevk ve idaresindeki araçla servis otobüsüne çarpması sonucu devrilen servis otobüsünde bulunup sanıktan şikayetçi olmayan 12 kişi ile …’ün aracında bulunup sanıktan şikayetçi olan katılanlar … ile …’nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralandıkları kazada bilinçli taksirin unsurları oluşmasına karşın TCK’nın 22/3. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/4817 E. 2012/26697 K.)
-
Yaya geçidinde hız sınırına uymamak
“…çizgileri mevcut olan yaya geçidini görmesine engel cisim bulunmayan ve hız sınırının 70 km olduğu cadde üzerinde mahal şartlarının üzerinde yüksek hızla seyreden sanığın, kendi becerisi ile önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine güvenerek hızını azaltmaksızın seyrine devam etmek suretiyle, yaya geçidi üzerinden geçmekte olan ve yolun ortasına gelmiş bulunan yayaya çarpması sonucu yayanın ölümüne sebebiyet verdiği eyleminde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ve sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/825 E., 2021/8164 K.)
-
Hız limitinin üzerinde araç kullanmak
- “…azami hız limitinin 50 km/s olduğu yerleşim yerinde soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, 90-100 km/s hızla seyrettiğini belirttiği, araçta bulunan Kübra Karaaslan’ın da kolluk ifadesinde Edremit Adramis Otelin önüne geldikleri esnada aracın direksiyonunun salladığını hissettiğini ve aracın biraz hızlı olduğunu beyan ettiği, olay yeri inceleme raporuna göre, kazanın meydana geldiği asfalt zemin üzerinde aracın sağ tekerine ait yaklaşık 20 mt sol tekerine ait yaklaşık 26 mt fren izinin olduğu, asfalt yolun bitimine müteakip MTA bahçe giriş kapısına kadar yaklaşık 27 mt fren izi olmak üzere, kaza tespit tutanağına göre toplamda 47 metre fren izi uzunluğu olduğunun anlaşılması karşısında; olay yerinde mahal şartlarının iki katının üzerinde bir hızla seyreden sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ve sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği” (Yargıtay Ceza Dairesi 2019/13741 E., 2021/7193 K.)
-
Aracın camlarından sarkık şekilde gidenler olduğunu bilmesine rağmen bu şekilde aracı kullanmak
“…asker eğlencesi konvoyuna katılan sanığın, arka koltukta oturan aralarında maktulün de bulunduğu şahısların sağ ve sol camlardan vücutlarını çıkartarak oturduklarını bilmesine rağmen tehlikeli şekilde seyrini sürdürdüğü, sanığın 22/05/2015 tarihli … 3. Sulh Ceza Hakimliğince alınan sorgusunda aracın arka camında oturan maktulü ve diğer şahsı uyardığını beyan ettiği dikkate alındığında söz konusu durumdan haberdar olduğunun sabit olduğu buna rağmen aracı durdurmadığı anlaşılmakla, tüm bu tehlikeli davranışları gerçekleştirirken herhangi bir kaza neticesinin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, şoförlük bilgi ve deneyimine, içinde bulunduğu koşullara, önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine olan güveni sebebiyle, ölüm veya yaralanma ile neticelenebilecek herhangi bir kazanın meydana gelmeyeceğine ya da meydana gelse dahi bu türden bir kazayı önleyebileceğine güvenerek hareketine devam etmek suretiyle, öngördüğü ancak gerçekleşmesini istemediği kaza neticesine sebebiyet verdiği, tüm bu sebeplerle sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; bu suretle sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4340 E. 2022/5405 K.)

