Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçunda İştirak

Yargıtay uygulamasına göre, alacağın tahsili amacıyla yağma suçlarında fiile iştirak eden kişilerle alacaklı arasında akrabalık, arkadaşlık, tanıdıklık şeklinde ilişki olduğunda bu kişiler TCK 150/1 maddesinden yararlandırılırken, alacağın tahsili için çek-senet mafyası olarak bilinen üçüncü kişilerle anlaşılması durumunda çek/senet mafyası olan bu üçüncü kişiler TCK 150/1 maddesinden yararlandırılmamaktadır. Yargıtay’ ın böylece alacağın yağması suçunda akrabalık, ve geleneksel yakınlık ilişkilerini gözettiği görülmektedir.

*”…Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise 10.12.2013 tarihli ve 452-612 sayılı kararında kardeşinin hukuki alacağını tahsil amacıyla yağma eylemine katılan sanığın; 23.05.2017 tarihli ve 91-291 sayılı kararında yanında çalıştığı failin hukuki alacağa dayanan yağma suçuna iştirak eden iş yeri arkadaşının da TCK’nın 150. maddesindeki düzenlemeden yararlanacağına karar verirken akrabalık ve geleneksel yakınlık ilişkilerini gözetmiştir………………………’ün hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla katılanlara karşı yağma eylemini gerçekleştirdiği sırada muhasebe müdürü olarak on bir yıl yanında çalışmış olan sanık …’ın da onunla birlikte hareket ederek yağma eylemine iştirak ettiği, bu nedenle sanık … hakkında da TCK’nın 150. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiği kabul edilmelidir”(Ceza Genel Kurulu 2017/204 E., 2020/5 K.)

*”..Sanıkların mağduru sanık …’ün adına kayıtlı olan motorsikletin devrini alması ve vergi borçlarını ödemesi için zorlamak suretiyle hukuki alacağın tahsili amacıyla hareket ederek tehdit ettikleri, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinde öngörülen yağmanın daha az cezayı gerektiren halini ayrı ayrı oluşturduğu, sanık …’ün ARKADAŞI olması dolayısıyla ve aynı yöndeki kastıyla anılan sanığın eylemine katılan sanık …’in fiillerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; suçun hukuki nitelendirmesinde hataya düşülerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,(Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2015/5798 E. ,2018/2539 K.)

* Sanıklar A.B ve İ.B’un sahibi bulundukları, sanık B.K.’ın da çalışanı olduğu şirketi zarara uğrattıkları değerlendirilen yakınanlara karşı, hukuki alacağın tahsili amacıyla hareket ile darp ve tehdit edip, ayrıca dolaşım özgürlüklerini de sınırlayan sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 109. maddesindeki hürriyeti tahdit suçu ile aynı kanunun 150/1. maddesinde öngörülen yağmanın daha az cezayı gerektiren halini ayrı ayrı oluşturduğu, sanık B.K.’ın ARKADAŞI olması dolayısıyla ve aynı yöndeki kastıyla anılan sanığın eylemine katılan sanık H.B.’ın fillerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; Sanıklar B.K. ve H.B. hakkında, alacağın tahsili amacıyla yağma suçundan TCK’nun 150/1. maddesi delaletiyle, aynı Kanunun 86/2 ve 106/2-c maddeleri uyarınca ve mağdur sayısınca, kasten yaralama ve birden fazla kişi tarafından tehdit suçlarından hüküm kurulması gerekirken, suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması,(Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2014/14861 E. ,2018/302 K.)

https://tugayaydeniz.com/gerekceli-tck/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir