TEHDİT SUÇU

Basit tehdit suçunda dilekçeler üzerinden bir karar verilmesi olasılığı yüksek olduğundan bu yazıda tehdit suçunun basit halinin hangi durumlarda oluşabileceği hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.

5271 sayılı CMK 251/1 maddesinde “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz” denilmekte olup,

Tehdit suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK 106. Maddesinin 1. Fıkrasında;

“Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” Denilmiştir.

Bu düzenlemelerden Tehdit suçunun basit halinin Basit Yargılamaya tabi olduğu anlaşılmaktadır. Basit yargılama yapılması demek ise dosya üzerinden yazılı dilekçeler üzerinden karar verileceği anlamına gelmektedir. Bu karara itiraz edilebilir ya da mahkemece genel yargılama yapılmasına da karar verilebilir. 

Tehtid suçunu düzenleyen TCK 106. Maddesinin gerekçesinde;

“…. Burada tehdidin koruduğu hukukî değer, kişilerin huzur ve sükunudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle, söz konusu madde ile, insanın kendisine özgü sulh ve sükununa karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat, tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir.

Tehdit, çoğu zaman başka bir suçun unsurunu oluşturmaktadır. Ancak, bu suç tanımında, tehdidin kendisi bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu bakımdan tehdit suçu, genel ve tamamlayıcı bir suçtur.

Tehdit hâlinde, gerçekleşmesi failin isteğinin yerine getirilmemesi kaydına bağlı bir tecavüz, kötülük mağdura bildirilmektedir. Tehdidin konusunu, kişinin hayatının veya vücut bütünlüğünün tehlikeye maruz bırakılacağının, suç teşkil eden belli bir fiilin işleneceğinin, genel olarak kuvvet kullanılacağının veya herhangi bir kötülüğün, haksızlığın gerçekleştirileceğinin bildirilmesi oluşturmaktadır.

Tehdidin özelliği, kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin, tehdit edenin iradesine bağlı olmasıdır. Tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi, gerçekten veya en azından görünüş itibarıyla failin takdirine bağlıdır. Fakat bu, kötülüğün mutlaka tehdit eden tarafından gerçekleştirileceği anlamına gelmez; bir üçüncü kişi vasıtasıyla bu kötülüğün gerçekleştirileceğinin bildirilmesi ile de, tehditte bulunulabilir.

Suçun oluşması bakımından tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi, önemli değildir. Tehdidin objektif olarak ciddî bir mahiyet arzetmesi gerekir. Yani, istenilenin yerine getirilmemesi hâlinde tehdit konusu kötülüğün gerçekleşeceği ihtimali objektif olarak mevcut olmalıdır. Sarfedilen sözler, gerçekleştirilen davranış muhatap alınan kişi üzerinde ciddî bir korku yaratma açısından sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun değilse, tehdidin oluştuğu ileri sürülemez. Failin söz ve davranışlarının muhatabı üzerinde ciddî şekilde korku ve endişe yaratacak uygunluk ve yeterlilik içerip içermediğinin her somut olayda araştırılması gerekir.

Objektif olarak ciddî bir mahiyet arzeden tehdidin somut olayda muhatabı üzerinde etkili olması şart değildir. Kişi, fail, objektif olarak ciddî bir mahiyet arzeden söz ve davranışlarla mağduru tehdit etmek istemiş olmasına rağmen; mağdur, bu söz ve davranışları ciddiye almamış olabilir. Bu durumda tehdit yine gerçekleşmiştir. Tehdidin gerçekleşip gerçekleşmemesi, muhatabı üzerinde etkili olup olmamasına bağlı tutulmamalıdır.

Failin de kendisinin tehdit konusu tecavüzü gerçekleştirebilecek imkân ve iktidara sahip olduğu kanaatini karşı tarafta uyandırdığını bilmesi gerekir. Mağdurda bu kanaat uyandırıldıktan sonra, failin tehdit konusu tecavüzü gerçekleştirebilecek imkân ve iktidara gerçekte sahip olmamasının bir önemi yoktur. Mağdur tehdit konusu tecavüzün ciddî olduğuna hile kullanılmak suretiyle inandırılmış olabilir. Fakat, batıl inançlara dayanılarak bir kötülüğe maruz bırakılabileceği beyanıyla, bir kimse tehdit edilmiş olmaz.

Tehdit konusu kötülük, mağdura değil de, bir üçüncü şahsa yönelik olabilir. Ancak, bu durumda mağdur ile üçüncü kişi arasında belli bir akrabalık, yakınlık ilişkisi mevcut olmalıdır.

Tehdit hâlinde kişi, tehdit konusu tecavüzün ileride vuku bulacağı beyanıyla korkutularak, belli bir davranışta bulunmaya zorlanmaktadır, mecbur edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında yapılan tanımda, tehdidin yöneldiği hukukî değere göre bir ayırım yapılmıştır. Buna göre, tehdidin, mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle yapılması, söz konusu suçun temel şeklini oluşturmaktadır. Buna karşılık, tehdidin, mağduru malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle yapılması ise, suçun temel şekline göre daha az cezayı gerektirmektedir. Ayrıca, bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, mağdurun şikâyetine bağlı kılınmıştır.”

Tehtid suçuna dair bazı olaysal örnekler

Kavga sırasındaki sözler tehdit suçunu oluşturur.

“Kavga ve tartışma sırasında, haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi ve önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulünün mümkün olmaması karşısında, mahkemece “sanığın sarf ettiği, tehdit içerir sözlerin bu tartışma ve kavga sırasında söylendiği, tartışma ve kavga sırasında söylenen tehdit içerir sözlerin de tehditin ciddi ve korkutucu olma özelliklerini taşımayacağı” şeklindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,”(Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/5133 E. 2016/11397 K.)

Geçmişe yönelik sözler tehdit oluşturmaz.

“Sanığın, basın toplantısında babasına kötü davranıldığını öğrendikten sonra katılana telefon açıp “Orada olsam senin kafanı kopartırdım” demesi biçimindeki sözlerinin, gelecekte gerçekleştirilmesi muhtemel bir tehlikeyi değil, bir davranışa yönelik geçmişteki bir tehlikeyi ifade niteliğinde olduğu ve TCK’ nın 106. maddesinde öngörülen tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,”(Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/14647 E. 2015/30129 K.)

Şarta bağlı tehdit meşru müdafaa oluşturur.

                “Sanığın katılana gönderdiği mesaj içeriğinde yer aldığı kabul edilen “bana bir daha küfür edersen, adam nasıl öldürülür sana göstereceğim” şeklindeki sözlerin, tehditin şarta bağlanması ve kendisine hakaret edilmemesini sağlama düşüncesiyle TCK’nın 25/1 maddesinde öngörülen hakka karşı saldırıyı defetme mahiyetinde olduğu ve anılan Kanunun 106/1. maddesinde öngörülen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, hükümlülük kararı verilmesi,(Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/25090 E. 2015/36518 K.)

Kuru sıkı silah patlatma TCK 106/1-2.CÜMLE oluşmuş olur.

“tarafların yakın akrabalıkları ve zaman zaman aynı evde kalmaları birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun eyleme konu silahın kuru sıkı olduğunu bildiği, silahın korkutucu özelliğinin ortadan kalktığı ve silahlı tehdit suçunun koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla bu konuda tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek, dosya görüşüldü” (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/23699 E. 2019/20153 K.)

Silahın fotoğrafını göndermek

“Sanığın kendisine ait kuru sıkı tabancasının fotoğrafını çekerek katılana mesaj olarak gönderdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 106/2-b maddesinde düzenlenen özel işaret ile tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması” (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/6983 E. 2022/2516 K.)

Suça konu sözlerin bütün halinde değerlendirilmesi gerekir.

“sanığın söylediği iddia ve kabul edilen sözlerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucu TCK’nın 106/1-2. cümle kapsamında kaldığı anlaşıldığından” (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/15782 E. 2019/13941 K.)

Şikayet edeceğim sözü

““Seni şikayet edeceğim, sen görürsün” biçimindeki sözlerin tehdit suçunu oluşturmayacağı ve eylemin şikayet hakkını kullanacağını söylemekten ibaret yakınma niteliğinde olduğu gözetilmeden” (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/28050 E. 2014/8102 K.)

Uyarı amaçlı sözler korkutucu nitelikte değildir.

“Sanığın, müştekiye hitaben söylemiş olduğu “Bak konuştuğun kişilerle kimle konuştuğuna dikkat et tamam mı beni istediğin zaman istediğin yerde bulursun Ben Çağlayandan H.. A..’im” biçimindeki sözlerinin tehdit suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden beraati yerine kanuni olmayan gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,”(Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/14340 E. 2015/28270 K.)

Silahla tehdit-basit tehdit ayrımı

“Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için; silahın, tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak görüp hissedebileceği ve mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılmasının yanında, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması gerekir. Bu nedenle, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmiş olması, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacaktır” (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/35561 E. 2016/2036 K.)

Korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişlilik

“Bu açıklamalar doğrultusunda, sanığın mağdura söylediği kabul edilen “seni döverim” biçimindeki sözlerin, objektif olarak elverişli ve yeterli olması nedeniyle olayda mağdur sanığın sattığı köfteleri kötülemesi nedeniyle işlendiği düşünülerek haksız tahrik altında tehdit suçunun oluştuğu gözetilmeden, “eylemin objektif olarak ciddî bir mahiyet arzetmediği, sarfedilen bu sözün muhatap alınan kişi üzerinde ciddî bir korku yaratma açısından sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun olmadığı, tarafların aralarında bu türden konuşmaları yaptıklarını belirttikleri” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,” (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/3079 E. 2016/8233 K.)

 “13.10.2007 günü saat 23.00 sıralarında sanık ve inceleme dışı sanık …’ın plakasız motosikletle seyir halinde olduklarının görülmesi üzerine polis memurları olan şikâyetçiler tarafından durduruldukları, kimlikleri ve motosikletin tescil belgesi istendiğinde, sanığın “siz kim oluyorsunuz, burası Urfa, burada bizim sözümüz geçer, hepinizi sürdürürüm” şeklinde sözler sarf ettiği olayda; alkollü olan sanığın, kendilerini durduran şikâyetçilere anlık olarak söylediği “…hepinizi sürdürürüm…” şeklindeki sözün, somut olayın özelliklerine göre şikâyetçilerin iç huzurunu bozmaya veya onlarda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli bulunmaması karşısında, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir.” (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/660 E. 2017/557 K.)

“Yargılamaya konu olayda; sanığın müştekiye hitaben “yenge ben Yusuf elimizde savcılık kararı var çocukları kapının önüne çıkar, biz alacağız çocukları, çocuklar Selahaddin’de kalacak, senin için iyi olmaz” biçiminde sözler sarf etmesi karşısında, “sanığın müsnet söz ve davranışının şikayetçi üzerinde herhangi bir kötülüğün ya da haksızlığın yapılacağına yönelik ve objektif olarak ciddi bir mahiyet arz ettiğine ilişkin delil elde edilememesi” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,(Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/1713 E. 2014/15103 K.)

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5237.pdf

https://tugayaydeniz.com/gerekceli-tck/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir