Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün 2021/25817 Başvuru Numaralı kararının incelenmesi
Olay
Başvurucu hakkında başlatılan soruşturma kapsamında sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi bulunduğu ancak kaçma ve delilleri karartma ihtimali bulunmaması nedeniyle konutu terk etmeme adli kontrol tedbirine hükmedilmiştir. Başvurucu bu tedbirin hukuka aykırı olduğunu ve ölçülülük ilkesine uygun olmadığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Anayasa Mahkemesinin Tespit ve Değerlendirmeleri
- Kişilerin fiziksel özgürlüğü üzerindeki etkisi, tedbirin uygulanma şekli ve yükümlülüğün hareket serbestîsi üzerindeki sınırlayıcı etkisinin derece ve yoğunluk olarak seyahat hürriyetine nazaran oldukça ileri bir boyutta olması nedeniyle kişilerin konutu terk etmeme yönündeki yükümlülüğe tabi tutulmasının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına müdahale teşkil ettiği,
- Konutunu terk etmemesi yönünde yükümlülüğe tabi tutulan kişilerin söz konusu tedbirin haksız olduğu iddiasıyla tazminat isteyebilecekleri etkili bir hukuki yol bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. vd. maddelerine dayanarak tazminat istemli dava açılmaması, başvuru yollarının tüketilmemesi noktasında bir eksiklik olmadığı,
- Adli kontrol tedbiri tutuklamaya seçenek bir koruma tedbiri olduğundan söz konusu tedbire ancak suçlamanın kuvvetli sayılabilecek inandırıcı delillerle desteklenmesi şartıyla suçluluğu hususunda kuvvetli belirti bulunan kişiler hakkında, tedbir uygulanacak kişinin kaçmasını ya da delilleri yok etmesini veya değiştirmesini önlemek amacıyla ve ulaşılmak istenen amaç yönünden bir ölçüsüzlük yoksa başvurulabileceği,
- Adli kontrol kapsamındaki başka yükümlülüklerin ulaşılmak istenen meşru amaç bakımından yeterli olması hâlinde kişi konutu terk etmeme yükümlülüğüne tabi tutulmaması gerektiği,
- Bir adli kontrol tedbirinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan bir başvuruda Anayasa Mahkemesinin, somut olayın koşullarını ve başvuruya konu edilen yargısal süreci dikkate alarak fakat adli kontrole ilişkin kararda yazılı gerekçeler üzerinden inceleme yapması gerektiği,
Başvuru konusu olayda;
Başvurucunun adli kontrol tedbiri kapsamında konutunu terk etmemesine ilişkin yükümlülüğe tabi tutulmasının meşru bir amacının bulunup bulunmadığına bakıldığında daha önce de ifade edildiği gibi böyle bir meşru amaç ancak tedbir uygulanacak kişinin kaçmasını ya da delilleri yok etmesini veya değiştirmesini önlemek olabileceği ancak Hâkimlikçe verilen kararda açıkça başvurucunun kaçacağına ve delilleri karartacağına ilişkin somut olgu bulunmadığı kabul edilmiş olduğundan meşru bir amaç olmaksızın başvurucunun adli kontrol tedbiri kapsamında konutu terk etmeme şeklindeki yükümlülüğe tabi tutulması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının Anayasa’nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası yönünden ihlal edildiğine karar verilmiştir.

