İNTERNET ORTAMINDA HAKARET SUÇU

İNTERNET ORTAMINDA HAKARET SUÇU

                                                                                                            Av.Tugay AYDENİZ

  1. İnternet Ortamı Kavramı

5237 sayılı TCK’ da internet ortamının tanımı yapılmamıştır. 5651 sayılı kanuna baktığımızda “internet ortamı” kavramının “haberleşme ile kişisel veya kurumsal bilgisayar sistemleri dışında kalan ve kamuya açık olan internet üzerindeki ortam olarak tanımlandığı görülmektedir.

  1. Genel Olarak Hakaret Suçu

Hakaret suçu ile korunan hukuki yarar, kişilerin onur, şeref ve saygınlığıdır. Şeref, bir insanın kendisine karşı beslediği içsel değer ile başkalarının gözündeki değerini ifade eder.

– Mağdurun kim olduğu belirlenmediği sürece, onur, şeref ve saygınlığın rencide edildiğinden söz edilemez.

– Hakaret suçunun unsuru, onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövmektir.

– Önemli olan söylenilen sözlerin toplumda geçerli örf ve adet kuralları çerçevesinde kişiyi rencide edebilecek nitelikte olmasıdır.

– Sözlerin rencide edici nitelikte olup olmadığı; tarafların sosyal çevresi, suçun işlendiği zaman, ülkenin yapısı, geçerli örf ve adet kuralları, mağdurun sıfatı gibi kriterler gözetilerek belirlenir.

– İsnadın somut olgu içerdiğinin kabul edilebilmesi için, belli bir yer, zaman, konu, olayla irtibatlandırılabilir olması gerekir.

– Sövme; soyut değer yargısını içeren, saygınlığı rencide edece kuvvette sözlerdir.

– Hakaret suçu genel kast ile işlenir, yani kişinin sözleri bilerek ve isteyerek söylemesi yeterlidir, hakaret amacı taşıyıp taşımamasının bir önemi bulunmamaktadır.

  1. Hakaretin İnternet Ortamında Gerçekleştirilmesi

Hakaret suçunun düzenlendiği Türk Ceza Kanunun  125. Maddesinin 2. Fıkrasında “fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hali” düzenlenmiştir.

Sesli, görüntülü veya yazılı iletinin “internet ortamında”  yayınlandığının kabulü için 5651 sayılı kanundaki internet ortamı tanımında “kamuya açık olan internet üzerindeki ortam” denildiğinden herkese açık şekilde yayınlanması gerekir zira yine 5651 sayılı Kanunda “İnternet ortamında yer alan ve içeriğine belirsiz sayıda kişinin ulaşabileceği veri” İnternet ortamında yapılan yayın olarak tanımlanmıştır.

Hakaret içeren bir sözün mesaj, mail, herkese açık olmayan sosyal medya hesabında paylaşmak suretiyle karşı tarafa iletilmesinde sadece “suçun iletiyle işlenmesi hali” söz konusu olur. Burada ileti mail, mesaj yoluyla doğrudan muhataba gönderilmesi halinde bu ileti içeriğine belirsiz sayıda kişi tarafından ulaşma imkanı olmadığından “internet ortamında yapılan yayın” olarak kabulü mümkün değildir. İletinin sınırlı sayıda kişiye gönderilmesi halinde de yine internet ortamında yayınlanmak suretiyle işlendiğinden söz edilemez zira burada da belirsiz sayıda kişiden söz etmek mümkün değildir. Burada ileti mağdur dışındaki en az 3 kişiye gönderilmişse ihtilat unsurunun gerçekleşmiş olduğundan söz edilebilecektir.

Failin hakaret içeren sözleri internet sayfasında, facebook sayfasında, sosyal medya hesaplarında herhangi bir sınırlama yapmadan belirsiz bir çok kişinin görebileceği şekilde paylaşması halinde ise “İnternet ortamında yer alan ve içeriğine belirsiz sayıda kişinin ulaşabileceği veri” söz konusu olur ve “internet ortamında yapılan yayın” kapsamına girer. Bunun TCK’ da düzenlenen hakaret suçu ile ilgili karşılığı ise TCK 125/4 maddesinde belirtilen “aleniyet” gerçekleşmiş olmasıdır. Zira aleniyetin gerçekleşmesi için bir çok kişi tarafından öğrenilme olanağının bulunması yeterlidir.

Yani internet ortamında gerçekleşen hakaret suçu, aslında TCK 125/2, 125/4 maddesinde tanımlanan “ileti yoluyla alenen hakaret” suçudur. Bunun sonucu olarak da hakaret suçundan verilen cezanın altında bir oranında arttırım uygulanır.

  1. İnternet ortamında yayınlanan hakaret içeren sözlere erişim engellenmesi, içeriğin çıkarılması

Hakaret suçunun“İnternet ortamı” kapsamında gerçekleşmesi halinde, bu sözler yayında kaldığı sürece mağdurun kişiliğine yönelik saldırı devam edeceğinden mağdur 5651 sayılı Kanun 9. Maddesindeki “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.” şeklindeki hüküm uyarınca hakaret içerikli içeriğin yayından çıkarılmasını ve erişimin engellenmesini talep edebilir.

Sosyal Medya hesabından herkese açık şekilde gerçekleştirilen hakaretin aleni hakaret sayıldığında dair Yargıtay kararları

“Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın suç tarihinde gerek … …. Başkanlığı gerekse Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı yapan katılanı bu görevlerindeki faaliyetlerinden dolayı twitter hesabından eleştiri yaparken ”sahtekar, hilekar v.s..” kelimeler kullanarak alenen hakarette bulunduğu, amacının katılan hakkında bir soruşturma ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak olmayıp eylemlerinin bir bütün olarak katılanı tahkir etmeye yönelik bulunması nedeniyle hakaret suçundan cezalandırılması gerekirken ayrıca unsurları oluşmayan iftira suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/12798 E.  ,  2020/9957 K.)

“Sanığın, hakaret eylemini aleni olan twitter isimli internet sosyal paylaşım sitesinde herkese açık şekilde gerçekleştirmesine karşın, sanık hakkında TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,” (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/14322 E.,  2021/8022 K.)

Sosyal Medya Hesabı herkese açık değilse ihtilat öğesinin oluşup oluşmadığının tespiti bakımından kaç kişiye açık olduğunun tespiti gerektiğine dair Yargıtay kararı.

“katılanın sanığın facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde arkadaşı olmayıp sayfasının da herkese açık olmaması nedeniyle katılanın beyanında belirten şahısların açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip, tanık sıfatıyla dinlenmesi ve sanığın bu sayfasının kaç kişiye açık olduğu tespit edilerek sonucuna göre hakaret suçunun ihtilat öğesinin oluştuğu kanıtlarıyla birlikte açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,”(Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/27677 E. 2016/12506 K.)

Aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için sosyal medya hesabının herkese açık olup olmadığının araştırılması gerektiğine dair Yargıtay kararı

“sanığa ait hesabın herkese açık nitelikte olup olmadığı araştırılıp aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,” (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/7187 E. 2019/12887 )

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5271.pdf

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5237.pdf

https://www.mevzuat.gov.tr/anasayfa/MevzuatFihristDetayIframe?MevzuatTur=1&MevzuatNo=5651&MevzuatTertip=5

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir