Yazı içeriğinde Facebook sosyal medya sitesi ile ilgili Facebook vasıta kılınarak işlenmiş suçlara dair soruşturma işlemlerine dair Yargıtay’ ın usul ile ilgili kararlarının yanında erişimin engellenmesi, Facebook’ dan içeriğin kaldırılması gibi esas ile ilgili kararlarına yer verilmiştir.
“Şikayetçiye ait hesaba izni ve bilgisi olmaksızın erişim sağlandığının tespit edildiğinden bahisle açılan davada, sanığın suçlamayı kabul etmediği, şikayetçinin bir kaç kez facebook hesabının hacklenmesi nedeniyle yardım istediğini, bu nedenle mail adresine girdiğini, şifre değişikliği yapmadığını savunması, şikayetçinin, suç tarihinde sanıktan böyle bir talebi olmadığını ve Cumhuriyet Savcılığında alınan “benim adıma kayıtlı avukat-11@windowslive.com isimli mail adresim vardır, bu mail adresimle yaklaşık olarak 9 aydır kullandığım facebook profilim vardır, 10.08.2011 tarihinde bu facebook profilim şifresi kırılarak ele geçirilmiştir, bu profili facebook sitesi üzerinden geri alabilmek için … isimli yeni bir mail hesabı aldım, bu mail hesabı ile facebook şifre alma yönlendirmelerini yerine getirdim, daha önce facebook pro- filimin şifresinin kırıldığını farkettiğimde hesabı kilitlemiştim, bu sebepten ele geçirilen facebook profilimi geri almak için facebook yönlendirmeleri esnasında bana sorduğu bilgileri doğru bir şekilde cevapladım, en son olarak bana kimliğimin renkli bir fotokopisini taratarak sistemden göndermemi istediler, bunu da yaptım ve kimlik fotokopimi gönderdim, buna rağmen facebook sitesi bana ele geçirilen profili geri vermedi, bu güne kadar da herhangi bir dönüşte yapılmadı, benden hesabımı geri almak için kimlik bilgilerimi talep eden sitenin bir dolandırıcılık sitesi, facebook sitesi görünümünde farklı bir site olabileceğini düşünüyorum, bu sebepten dolayı da kimlik bilgilerim benim bilgim dışında kullanılması halinde bir sorumluluk kabul etmiyorum, ben sadece bana ait olan ve şifresi kırılarak ele geçirilen facebook profilimi geri almak için bu bilgileri ve kimlik bilgilerimi ilgili site ile paylaştım” şeklindeki beyanı, Microsoft’tan gelen cevapta şikayetçinin mail adresine sanık tarafından birden çok giriş yapıldığı belirlenmişse de şifre değiştirilerek şikayetçinin girişinin engellendiğine dair tespitin bulunmadığının ve şikayetçinin suç tarihi itibariyle girişe onay vermediğinin anlaşılması karşısında; şikayetçiye ait e-mail adresine izinsiz girip orada kalma şeklindeki eylemin TCK.nun 243. maddesi kapsamındaki suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2015/10534 E. , 2016/7574 K.)
——————————————
“Katılanın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; sanık … ile katılan mağdur …’ın bir müddet aynı kargo firmasına ait iş yerinde birlikte çalışmalarından dolayı birbirlerini tanıdıkları, sanığın iş yerinden ayrıldığı dönemde, profil resmi olarak sanığın resminin kullanıldığı … adlı facebook hesabından, mağdurun facebook hesabına, “Selam … Hanım, nasılsınız?” ve “İnsan bu kadar güzel olunca cevap vermiyor, haklısın da.” şeklinde 16.09.2013 tarihli iki mesaj gönderilmesini müteakip, mağdurun, iş yeri sahibi olan tanık …’den sanığı telefonla arayıp, olayla ilgisinin bulunup bulunmadığını öğrenmesini istediği, mağdurun talebi doğrultusunda, 17.09.2013 günü saat 10.00 sularında, sanığı telefonla arayan tanık …’in konuyu sanığa ilettiği ve sanığın … adlı facebook hesabı ile bir ilgisinin bulunmadığını ifade ettiği; ancak, bu telefon görüşmesinden yaklaşık 2 saat sonra, … adlı facebook hesabındaki sanığa ait profil resminin kaldırılıp, profile manzara resmi konulduğu ve aynı gün saat 13.00 sularında, mağdurun iş yerine giderek, onunla tartışan sanığın, … adlı facebook hesabının sahibi olmadığını ve facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde başkalarına ait resimlerle rahatlıkla sahte hesaplar açılabileceğini mağdura ispatlama saikiyle mağdurun facebook profilindeki resmini kullanarak “…” adıyla yeni bir facebook hesabı açtığı olayda,
Mağdurun, sanığın resminin kullanıldığı … adlı facebook hesabı ile ilgili olarak öncelikle iş yeri sahibi olan tanık …’den sanığı telefonla arayıp, olayla bir ilgisinin bulunup bulunmadığını öğrenmesini istediği dikkate alındığında, facebook kullanıcısı olan ve herkese açık olan profil resmi kullanılarak sahte facebook hesapları açıldığını bilen mağdurun aşamalarda özde değişmeyen samimi beyanlarına ve işyerindeki tartışmadan sonra sanığın kendisine “Senin resminle 10 tane ayrı facebook hesabı açacağım, sen göreceksin.” şeklinde sözler söylediğine dair ifadelerine üstünlük tanınarak, herhangi bir hukuk dalı tarafından kabul edilebilecek bir hukuka uygunluk nedeni veya bu kapsamda nazara alınabilecek bir hususun bulunmadığı somut olayda, mağdurun kişisel veri niteliğindeki resmini, onun rızası dışında, “…” adlı facebook hesabı üzerinden, başkalarının görgüsüne sunan sanığın sübut bulan eyleminden dolayı TCK’nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, sanığın kendisini cezalandırılmaktan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilip, genel kastla işlenen suçta, sanığın saikinin önemli olmadığı da gözetilmeksizin, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanık hakkında CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmesi,” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/19526 E. 2015/3184 K.)
—————————————-
“Mağdur 20.05.2011 günü yapmış olduğu müracaatında; kendisi adına kayıtlı olan @hotmail.com ve @hotmail.com e-posta adreslerine bağlı olarak facebook hesabının bulunduğunu, 19.05.2011 günü @hotmail.com isimli e-posta adresine bağlı facebook hesabına giriş yaptığında diğer mail adresi olan @hotmail.com isimli e-posta adresine bağlı facebook hesabının açık olduğunu görmesi üzerine kendisi adına kayıtlı bu facebook kullanıcısı ile yazıştığı, karşısındaki kişinin kendisini militan olarak tanıttığı, msn ve facebook hesaplarına ait şifreleri kırarak facebook hesabına girilip kullanıldığını iddiasıyla açılan davada; sanık ve suça sürüklenen çocuğun, kablosuz modem kullandığından dolayı başkaları tarafından da IP numarası üzerinden internete giriş yapılabildiğini, iddianamede bahsi geçen facebook ve msn hesapları kırılmış olabileceğini, müşteki ile mağduru tanımayız ve onların facebook ya da msn adreslerinin şifresini kırmadık, üzerimize atılı suçlamayı kabul etmiyoruz şeklindeki savunmaları, microsoft tarafından tespit edilen IP numaralarında sanık İ.. T.. dışında başkalarının da IP numaraları olduğu da dikkate alındığında, mağdura ait suça konu facebook hesabına ait şifrenin değiştirilme tarihi ve saatinin saptanması için ilgili şirkete yazı yazılması, sanık İ.. T..’ın kablosuz internet hattına tespit edilen tarihte başkalarının giriş yapıp yapmadığının ve kendisinin başkalarına ait hesaplara girişinin olup olmadığının belirlenmesi açısından ilgili internet sağlayıcısından bilgi istenmesi, sanık İ.. T.. ve mağdura ait bilgisayarların hard diskleri de getirtilerek tüm deliller toplandığında uzman bilirkişiden görüş alınmak suretiyle değerlendirme yapılıp sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/13287 E., 2014/2843 K.)
“Sanığın, “…” isimli sahte facebook hesabında, mağdura ait facebook hesabından ele geçirdiği fotoğrafı, profil resmi olarak kullanmaktan ibaret eyleminde, mağdurun daha önce kendi facebook hesabında yayımladığı fotoğrafının, mağdurun başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel hayatına ilişkin görüntü olarak kabul edilemeyeceği; ancak, mağdurun özel yaşam alanına ilişkin olmayan kişisel veri niteliğindeki fotoğrafını, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle facebook hesabı üzerinden yayımlayan sanığa, iddianamede eyleminin tarif edildiği de nazara alınıp, CMK’nın 226. maddesi uyarınca TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındıktan sonra, sanığın verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasında düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/984 E. 2020/216 K.)
—————————————-
“suça sürüklenen çocuğun mağdur katılanın facebook şifresini ele geçirerek, facebook sayfasına hakaret içeren yazılar yazdığı ve mağdur katılan vekilinin temyiz dilekçesi ekinde yer alan dilekçe suretinden mağdurun facebook adresine ulaşamadığı ve bu değiştirilen bilgileri silemediği anlaşıldığından, teknik bilirkişi marifetiyle rapor aldırılarak suça sürüklenen çocuğun, mağdurun facebook sayfasına ne kadar süreyle girdiği, buradaki bilgileri değiştirip değiştirmediği, mağdurun suç tarihinden sonra facebook sayfasına girip girmediği tespit edildikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/9454 E. , 2014/1795 K.)
——————————-
“Sanığın, mağdura ait facebook hesabının şifresini kırarak, , mağdura ait fotoğrafları kopyaladığı ve bu fotoğrafları mağdurun bilgisi ve rızası dışında, “……com” adresiyle facebookta sahte profil olarak oluşturulan, “….” ve “….” isimli kullanıcılar tarafından paylaşıldığının iddia edildiği olayda;
Dosya kapsamı, sanığın atılı suçu inkara yönelik savunması, katılanların sanığın facebook şifresini kırmadan facebookta paylaştığı resimlerini aldıklarına dair beyanları, sahte facebook hesaplarının dilek….com isimli mail adresi kullanıcısı tarafından yapıldığının sabit olmadığı dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçların sabit olmadığından beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/17688 E. , 2015/2148 K.)
—————————————
“sanığın aşamalardaki savunmasında; mağdurun arkadaşı olması nedeniyle kendisine hotmail ve facebook hesaplarına giriş şifrelerini vererek bu hesapları kontrol etmesini istediğini, bu nedenle facebook ve hotmaile giriş yaptığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemesi, mağdurun ise 21.06.2013 tarihli ilk şikayetinde; facebook ve hotmail hesaplarına girme şeklinde teknik bir tespite dayanan hususta sanıktan neden şüphelendiğine dair bir açıklamaya yer vermemesi karşısında; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksine, mağdurun facebook ve hotmail hesaplarını ele geçirerek şifrelerini değiştirdiğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/23039 E. ,2021/14815 K.)
———————————-
“sanığın elde ettiği facebook şifresi ile katılanın hesabında bulunan fotoğrafları izni dışında yayınladığı iddiasına konu olayda,
Sanığın, 15/01/2013 tarihli kolluk ifadesinde, katılanla lise yıllarında arkadaş olduğu dönemde katılanın facebook şifresini kendisine verdiğini ve kendisinin bu şifreyi değiştirdiğini beyan ettiği dikkate alınarak, tarafların arkadaşlıklarının hangi yıl başladığı, lisedeki arkadaşlıklarının hangi yıllar arasında olduğu, ne zaman sona erdiği, yeniden ne zaman başladığı, katılanın facebook şifresini sanığa verip vermediği, vermiş ise ne zaman sanığa verdiği, katılan tarafından kullanıldığı ileri sürülen facebook sayfasını oluştururken kullandığı mail adresini hatırlayıp hatırlamadığı, konularında taraf ifadelerinin ayrıntılı olarak alınması; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından, sanığın evinde ve kendisine ait işyeri bulunduğu takdirde bu işyerinde arama yapılarak, bilgisayar ve eklentilerine el konulduktan sonra, katılanın isim ve soyismiyle açtığı facebook adresinin ve tespit edildiği takdirde buna bağlı mail adresinin sanığın bilgisayarında kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldığı tespit edildiği takdirde hangi tarihler arasında girildiği, ayrıca soruşturma aşamasında dosyaya sunulan ve katılanın fotoğrafının yer aldığı facebook çıktısı örneği esas alınmak suretiyle, internet servis sağlayıcısı ve IP adresinin tespit edilip edilemeyeceği hususunda, bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması; daha sonra katılanın şifresini sanığa 7 haziran 2011 tarihinden önce verdiği tespit edildiği takdirde, dosyada bulunan facebook çıktısında en son 7 haziran 2011 tarihinde işlem yapıldığı göz önünde bulundurularak, sanığın dosya kapsamından katılana ait başkaca fotoğraf paylaşmadığı tespit edildiği takdirde, sanığında katılanın facebook şifresini değiştirdiğini ikrar etmesi nedeniyle başka biri tarafından eylemin yapılamayacağı göz önünde bulundurarak, sanığın, katılanın rızasıyla verdiği katılanın facebook kullanıcı adı ve şifresini kullanarak, katılanın rızası dışında facebook sayfasındaki katılana ait fotoğrafları yayımlaması eyleminin, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını değil, TCK’nın 244/2.maddesinde düzenlenen sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekildi hüküm kurulması, (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/1125 E. , 2015/12927 K.)
——————————————
“sanığın, mağdura ait elektronik posta adresinin ve bu adresle bağlantı kurulan facebook hesabının internet şifresini değiştirerek, mağdurun elektronik posta adresini ve bu adresle bağlantı kurulan facebook hesabını ele geçirdiği iddiasına konu olayda, Sanığın, mağdura ait elektronik posta adresinin ve bu adresle bağlantı kurulan facebook hesabının internet şifresini, nişanlı olmaları nedeniyle daha önceden bildiğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığı gibi, iddianamede, sanığın, mağdura ait başka bir kişisel veriyi, hukuka aykırı olarak ele geçirdiği, başkasına verdiği ya da yaydığının iddia edilmediği anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
B) Bilişim sistemine girme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Soruşturma aşamasında yapılan araştırmalar neticesinde mağdura ait elektronik posta adresine sanığın abonesi olduğu telefona bağlı IP adresinden erişim sağlandığının belirlenmesine, sanığın, “Nişanlımdan ayrıldıktan sonra sadece bir defa onun facebook sitesine girmiştim.” şeklindeki savunmasına, mağdurun akrabası olan …ın, kuzeni olan mağdura ait facebook hesabının sanık tarafından kullanılarak kendilerine hakaret edildiğine dair ifadesine, polis memurlarınca facebook sitesinden temin edilen internet çıktılarına, mağdurun maddi delillerle desteklenen samimi beyanlarına ve dosya kapsamına göre, sanığın, nişanlısı olması nedeniyle daha önce bildiği mağdura ait elektronik posta adresinin ve bu adresle bağlantı kurulan facebook hesabının internet şifresini, nişanın bozulduğu ve fiilen ayrıldıkları dönemde değiştirerek, hakkı bulunmadığı halde bilişim sistemindeki mağdura özel kısma girdiği ve mağdura ait facebook hesabı üzerinden, mağdur tarafından yazılıyormuş algısı doğuracak şekilde, başka kişilerle iletişim kurup, hukuka aykırı olarak sistemde kalmaya devam ederek, mağdurun sistemdeki kendisine ait kısma erişimini engellediği anlaşılmakla,
Sanığın sübut bulan eyleminden dolayı TCK’nın 244/2. maddesinde tanımlanan sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi, (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/475 E. 2015/6333 K.)
———————————
“Sanığın, aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi, “…….” isim ve soyismiyle açılan….hesabını katılanla müşterek kullandıklarını, katılanın “… ….” isim ve soyismiyle açılan facebook adresinden “…” isim ve soyismiyle açılan facebook hesabına suça konu mesajı gönderebileceğini savunması, taraflar arasında suç tarihinde boşanma davasının bulunması karşısında, katılan ve sanığın “……” isim ve soyismiyle açılan facebook adresini müşterek olarak kullanıp kullanmadıklarının katılandan ayrıntılı olarak sorulması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından, suç tarihinde sanığın ve katılanın kullandığı facebook hesaplarına girmeye elverişli bilgisayar, telefon, tablet vb. cihazların neler olduğunun ve halen taraflarda olup olmadığının tespitine çalışılması, tespiti halinde bu cihazlardan aksi durumda halen kullandıkları cihazlardan “……” isim ve soyismiyle açılan facebook adresinin ve tespit edildiği takdirde buna bağlı mail adresinin kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldığı tespit edildiği takdirde hangi tarihler arasında girildiği, ayrıca soruşturma aşamasında dosyaya sunulan facebook çıktısı örnekleri esas alınmak suretiyle, internet servis sağlayıcısı ve IP adresinin tespit edilip edilemeyeceği hususunda, bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden, sanığın suçu kabul etmeyen savunması reddedilmeden ve yalnızca katılan anlatımına dayanılarak hüküm kurma gerekçesi de yöntemince açıklanmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/50400 E. , 2017/7324 K.)
——————————————-
“Sanığın, internette facebook sitesinde N… A.. isimli profili kullanarak müşteki Hatice’nin facebook profilinde yer alan resimlerini ele geçirdiği, müştekiye facebook üzerinden mesaj göndererek, kamera açarak görüntüsünü göstermesini isteyerek, aksi takdirde elindeki resimlerini porno sitelere yükleyeceği ve listesindeki arkadaşlarına göndereceği yönünde şantajda bulunduğunun iddia edildiği olayda; sanığın “…n…_16_…@hotmail.com adresi ve facebook hesabı bana ait değildir. d…9..@hotmail.com adresi bana aittir. Bilgisayarımdan otomatik giriş yapılabiliyor. Fakat d…9…@hotmail.com adres üzerinde facebook hesabım yoktur ve yaklaşık 2 senedir yazışma yapmıyorum. Belirtilen facebook çıktıları ve mesajlar bana ait değildir. Kendi rızam ile bilgisayarımın incelenmesini istiyorum…” şeklindeki savunması, dosya içerisindeki facebook internet çıktılarına göre, N.. A.. kullanıcı adı ile oluşturulan facebook hesabının iletişim bilgileri bölümünde n…_16_…@hotmail.com adresi ile bu hesaptan katılana gönderilen mesajda, msn iletişim adresi olarak d..9..@hotmail.com adresinin gösterilmesi, yapılan IP araştırmasında, suç tarihinde n.._16_..@hotmail.com e-posta adresine sanığa ait bilgisayarın IP bilgileri ile erişim sağlandığının tespit edilmesi ile sanığa ait bilgisayar ve harddiskinde yapılan teknik incelemede, n…._16_…@hotmail.com e-posta adresinin, bu e-posta adresi ile bağlantı kurulan “N.. A..” isimli facebook profilinin ve
———————————————
“….9..@hotmail.com” isimli e-posta adresinin bu bilgisayar kullanıcısı ve/veya kullanıcıları tarafından kullanıldığı,
incelenen hard disk içeriğinde şüpheli şahsın müşteki şahsa gönderdiği, soruşturma dosyasında da belirtilen hakaret, şantaj ve cinsel içerikli yazışmaların bu bilgisayar vasıtasıyla gönderildiği ile alakalı herhangi bir log kaydına rastlanılmadığı ancak müştekiye gönderilen tehdit, hakaret, şantaj içerikli yazışmaların aynısının farklı birçok kişiye bu bilgisayar vasıtasıyla gönderildiği ayrıca müştekinin profilinde bulunan resimlerinin porno içerikli bir sitede bu bilgisayar vasıtasıyla yayımlandığı, yayına ilişkin internet sitesi linkinin müşteki ve müştekinin arkadaşları olan Aysun ve Hilal isimli profili kullanan şahıslara bu bilgisayarda kullanılan profillerden gönderildiğinin anlaşılması karşısında, sanığa atılı suçların sabit olduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı düşüncelerle beraat kararı verilmesi, (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/465 E. , 2014/16648 K.)
———————————————
“İddianamede, sanığın, mağdurun rızası dahilinde mağdura ait bilgisayara kurduğu “Team Viewer” isimli program sayesinde, mağdurun bilgisayarına bilgisi olmaksızın uzaktan erişim sağlayarak, elde ettiği mağdura ait kişisel verilerle fotoğrafları, şifresini kırarak ele geçirdiği mağdura ait facebook hesabında herkese açık şekilde yayımladığı iddia edilmesine rağmen bilgisayar operatörü olan sanığın, “Team Viewer” isimli programdan faydalanarak, mağdura ait facebook şifresini ve mağdurun bilgisayarında kayıtlı kişisel verilerini onun bilgisi dışında ele geçirip geçiremeyeceğine dair bilişim uzmanı bir bilirkişiden rapor alınmaksızın, mağdurun sanığa facebook şifresini vermediğine dair beyanına ve mağdurun ablası olan tanık Arzunur’un “…daha sonra Zehra’nın facebook profilindeki resmini değiştirmiş şifresini kırmış ve … fotoğrafları yayınlamış, biz tekrar aynı profile giremedik, yayınlanan fotoğrafların çıktılarını da alamadık, daha sonra da bu profil kapanmış…” biçimindeki anlatımına itibar edilmeme nedeni de açıklanmaksızın, sanığın, mağdurun rızasıyla facebook şifresini alması nedeniyle üzerine atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına dair yetersiz gerekçeye ve eksik incelemeye dayalı olarak sanık hakkında CMK’nın 223/2-a madde, fıkra ve bendi gereğince beraat hükmü kurulması, (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/13096 E. , 2022/679 K.)
———————————————–
“Katılanın, iddiasını destekler nitelikteki şikayete konu 19.11.2013 tarihli paylaşımı gösteren Facebook çıktısı ile kullanımındaki cep telefonu numarasının rızasına aykırı şekilde paylaşılmasından dolayı tanımadığı kişiler tarafından aranıp şikayet tarihi olan 21.11.2013 tarihine kadar rahatsız edildiğini gösteren mesaj tespit tutanağına, sanıkla beraber oldukları dönemde Facebook hesabının şifresini sanığa vermesi nedeniyle sanığın kendisine ait Facebook hesabının şifresini bildiğine dair katılanın iddialarının sanık tarafından da doğrulanmış olmasına, sanığın 23.10.2013 tarihinde katılandan ayrılmasına rağmen şifresini bildiği katılana ait Facebook hesabına 25.10.2013 tarihinde katılandan habersiz giriş yaptığına dair kaçamaklı savunmasına, Facebook hesabının şifresini sadece sanığa verdiğini beyan eden katılanın, kullanımındaki cep telefonu numarasını, huzurunu ve itibarını olumsuz yönde etkileyecek şekilde başkalarının görgüsüne sunmasının, müşterek hayat tecrübeleri ve dosya içeriği nazara alındığında, katılandan beklenen bir davranış biçimi olarak kabul edilemeyecek olmasına göre, mevcut olan delillerin, iddiaya konu eylemi gerçekleştirenin sanık olduğunu açık ve net olarak ortaya koyduğu gözetilerek, katılanın kullanımındaki cep telefonu numarasını, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan Facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, onun, onur, şeref ve saygınlığını rencide eden ibarelerle beraber hukuka aykırı olarak yayan sanığın eyleminde, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve hakaret suçlarının oluştuğu; ancak, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, TCK’nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan cezalandırılması, hakaret suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi, (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/10262 E. 2021/7126 K.)
—————————————–
“Facebook hesabında yayımlanan ve mağdurun başkalarının da olduğu bir at çiftliğinde ata binerken bilgisi dahilinde çekilmiş kısa süreli görüntüsü, sanıkla mağdur arasındaki ilişkinin varlığını ve boyutunu ortaya çıkaran özel bir görüntü niteliğinde olmadığı gibi, mağdur tarafından delil olarak sunulan CD’deki sanıkla mağdurun yan yana çektirdikleri fotoğrafın da sanığın ismini taşıyan facebook hesabında yayımlanmadığı; ayrıca, şikayete konu görüntülerin yayımlandığı facebook hesabının kullanıcısının sanık olduğunu gösteren maddi delillerin teminine yönelik bir araşırma ve inceleme yapılmamış olup, taraflar arasında adliyeye yansıyan ve bir kısmı sonuçlanan çok sayıda adli soruşturma ve kovuşturma mevcut olduğu dikkate alındığında, 63 yaşında olan sanığın, yaşı ve tecrübesi itibariyle internet kullanımı konusunda yeterince tecrübesinin bulunmaması, şikayete konu olan da dahil pek çok görüntünün 39 yaşındaki mağdur tarafından muhafaza edilmesi, ilişkileri süresince bilgisayarı ve facebook hesabını genellikle mağdurun kullanması, dosyaya delil olarak sunulan facebook hesabına ilişkin çıktıdan da anlaşılacağı üzere şikayete konu görüntülerin mağdurun kardeşi tarafından bahse konu hesabın zaman tüneline girilerek elde edilmesi ki bu olay nedeniyle zaman tünelinden haberdar olması, sanayici ve zengin olup, mağdurla aralarındaki ilişkinin kendisi tarafından bitirilmesinden sonra mağdurun maddi menfaat elde etme çabası içine girmesi gibi nedenlerden dolayı iddiaya konu eylemin mağdur ya da mağdurla beraber hareket eden başka bir şahıs tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğine dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, yerel mahkemece sanığın beraatine dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle beraat hükmünün bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/10538 E. 2016/13552 K.)
————————————–
“Dosya kapsamına göre; serbest muhasebeci mali müşavir olan katılan …’ın yanında bir süre staj yapmasından dolayı katılanı tanıyan sanık …’ın, katılanın bilgisi ve rızası dışında, katılanın adı ve soyadını taşıyan facebook hesabı açıp, katılanın günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği bir fotoğrafına da yer verdiği bu hesap üzerinden, katılan tarafından yazılıyormuş gibi, “Ulan …. bizle uğraştığın kadar … ile uğraşsan Van’da deprem olmazdı. Ergenekoncu diye tüm aydınları içeri attın…Şerefsiz …” şeklinde, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının onur, şeref ve saygınlığını rencide eden paylaşımda bulunarak, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, bahse konu sahte facebook hesabını kendisinin açmadığını, kişisel bilgisayarının bulunmadığını, evdeki bilgisayarın ağabeyi tarafından kullanıldığını ifade etmesi, soruşturma aşamasında, sanığın mernis adresinde mevcut bilgisayar üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 09.05.2012 tarihli teknik analiz ve hard disk inceleme raporunda, incelenen hard disk içeriğinde, katılanın beyanlarında geçen facebook hesabının kullanıldığı ile ilgili herhangi bir bilgisayar dosyasına ve/veya log kaydına rastlanılmadığı tespitine yer verilmesi, iddiaya konu facebook hesabının açıldığı bilgisayara ait IP bilgileri ile ilgili bir araştırma yapılmamış olması, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün, “İnternet Ortamında İşlenen Suçlarda Uluslararası Ceza İstinabe İşlemleri” başlıklı yazısında; google, yahoo, facebook, skype, hotmail, twitter, youtube gibi internet ortamında yaygın olarak kullanılan yer sağlayıcı firmaların merkezinin Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunduğu, ABD mevzuatına göre, internet ortamında işlenen suçlara ilişkin trafik bilgilerinin, yer sağlayıcılar veya erişim sağlayıcılar tarafından 90 gün süreyle saklandığı, bu süre içinde resmi otoritelerce başvurulduğunda anılan saklama süresine 90 gün daha ilave edildiği belirtilmiş olmakla, olayın üzerinden geçen zaman dilimine nazaran, şikayete konu facebook hesabının açıldığı bilgisayara ait IP bilgilerinin tespit edilmesi imkanının bulunmaması, katılanın “Resmimi mali müşavirler odasının web sayfasından almış olabilir.” şeklindeki beyanı da dikkate alındığında, sahte facebook hesabına konulan
katılanın fotoğrafının, mutlaka ve sadece sanıkta mevcut olabilecek özellikte bir resim olmaması karşısında, adliyeye yansıyan farklı davalar nedeniyle sanığa husumeti olduğu anlaşılan katılanın soyut iddiası dışında, savunmanın aksine, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/9422 E. , 2014/26250 K.)
————————————————–
“Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında, abidinçelik32@hotmail.com adresi üzerinden facebook sosyal paylaşım sitesine giriş yaptığını belirtmesine karşın, kovuşturma evresindeki anlatımında atılı suçlamayı kabul etmediğini ve facebook hesabı olmadığını söylemesi karşısında, sanığın aşamalardaki beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması ayrıca Facebook Şirketi’nin Türkiye’de irtibatını sağlayan hukuk bürosundan, suça konu iletilerin gönderildiği, facebook isimli web sitesinde sanığın ad ve soyadı ile profil oluşturan internet kullanıcısına ait elektronik posta adresinin tespit edilip hangi IP numarasıyla kullanıldığına ve bu IP adresinin kimin adına kayıtlı olduğuna ilişkin araştırma yapılmadan, ayrıca tespit edilen elektronik posta adresinin sanığın soruşturma aşamasında belirttiği hotmail adresi olup olmadığının da belirlenmesinden sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi, (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/15876 E. ,2019/1574 K.)
——————————
“Sanığın, katılanın kullandığı “ez-mem tu-zin@ hotmail.com” e-posta adresi ile irtibatlı olan facebook adresine bilgisi ve rızası olmaksızın şifreyi değiştirerek erişilmez kıldığından bahisle açılan davada, sanığın, katılanın hesabına ait e-mail şifresini değiştirdiğine dair dosya içerisinde bir tespitin bulunmaması, facebook adresine giriş yapan IP adresine bağlantı sağlayan numaranın sanığın kullanmış olduğu … cep telefonu olması ancak sanığın suçlamayı kabul etmediği gibi kalmış olduğu yurttaki oda arkadaşlarının kendisinin cep telefonunun internetini kullanmaları nedeniyle katılana ait facebook hesabına girmiş olabileceğini, cep telefonunu lavobaya düşürdüğünü savunması karşısında; olay tarihinde sanığın internet hattını sanık dışında başkalarının da kullanıp kullanmadığının … nolu cep telefonundan 09.09.2013’te şikayetçiye ait facebook adresine giriş yapıldığı zaman diliminde arayan-aranan numara ve sinyal aldığı baz istasyonlarını içerir iletişim tespit kayıtlarının getirtilmesi suretiyle, sanığın Mardin ili Kızıltepe ilçesinde 2013 yılı Eylül ayında hangi öğrenci yurdunda kaldığının, cep telefonunun IMEİ numarasından halen aktif olarak kullanılıp kullanılmadığının kolluk marifetiyle araştırılarak,sanığın cep telefonundan yapılan girişlere ilişkin kayıtlara rastlanıp rastlanmadığı, sanık tarafından suç tarihinden sonra giriş yapılıp yapılmadığı, adrese ait şifrenin değiştirilip değiştirilmediği, sanığa ait cep telefonunun getirtilip uzman bilirkişi tarafından LOG kayıtları incelenerek sonucuna göre, katılana ait facebook adresinin şifresinin değiştirilmesi halinde eyleminin TCK.nın 244/2. maddesinden tanımlanan suçun oluşacağı da dikkate alınarak hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırmaya dayanarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/10181 E. 2019/15382 K.)
——————————–
“Katılanın beyanı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılanın ablasıyla facebook sitesi aracılığı ile tanışarak arkadaş olduğu, daha sonra katılanın ablasından ayrıldığı ve ona ulaşmak amacı ile katılanın facebook sayfasına mesajlar çektiğinin ve katılanın kaldığı öğrenci yurduna ait fotoğrafı facebook adresine gönderdiğinin anlaşılması karşısında sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,” (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/1366 E., 2018/2905 K.)
——————————
“Katılanın facebook sayfasına gönderilen maillerin, sanık ile aralarında geçen olaylarla ilgili olduğu anlaşılmakla,
Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından, suç tarihinde sanığın ve katılanın kullandığı facebook hesaplarına girmeye elverişli bilgisayar, telefon, tablet vb. cihazların neler olduğunun ve halen taraflarda olup olmadığının tespitine çalışılması, tespiti halinde bu cihazlardan, aksi durumda halen kullandıkları cihazlardan “Peri Çiçek” isim ve soyismiyle açılan facebook adresinin ve tespit edildiği takdirde buna bağlı mail adresinin kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldığı tespit edildiği takdirde hangi tarihler arasında girildiği, ayrıca soruşturma aşamasında dosyaya sunulan facebook çıktısı örnekleri esas alınmak suretiyle, internet servis sağlayıcısı ve IP adresinin tespit edilip edilemeyeceği hususunda, bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması ayrıca sözkonusu hesabın üzerindeki bilgilerden yola çıkarak açık kaynak araştırması yapılmak suretiyle ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/44927 E. , 2019/2543 K. )
————————–
“2- Sanığın facebook üzerinden yapılan hakaretleri kendisinin yapmadığına ilişkin savunması karşısında, suça konu mesajların yazıldığı, facebook isimli web sitesinde sanığın ad ve soyadı ile profil oluşturan internet kullanıcısına ait IP numarasının tespitine ilişkin araştırma yapılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
3- Sanığın, adına kayıtlı facebook isimli sosyal paylaşım sitesindeki hesabından 4.10.2014 – 23.10.2014 tarihleri arasında hakaret içerikli mesajlar attıktan sonra 24.10.2014 tarihinde ise katılana ait dükkana giderek tanıklar huzurunda hakaret ettiği şeklinde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi sonucu, katılana yönelik olarak aynı kasıt altında aynı suçu birden fazla işlemesi nedeniyle tek hüküm kurulup TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca cezasında arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, facebook üzerinden mesaj atmak suretiyle işlenen hakaret suçu ve yüzyüze işlenen hakaret suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi, (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/41672 E., 2017/13629 K.)
—————————–
“1-Katılanların tüm aşamalarda, sanığın facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, gerek kendi hesabından gerekse başka adlarla açmış olduğu hesaplardan kendilerine birden fazla mesaj atmak suretiyle tehdit ettiğini belirttikleri, yine katılan …’ın, sanıkla ortak olan çocuğunu sanığa vermediği takdirde, daha önce birlikte oldukları dönemde çekilmiş video ve fotoğrafları yayınlayacağını ve çevreye dağıtacağını kendisine söylediğini beyan ettiği, şikayet başvurusu ve eklerinde facebook mesajlarına ilişkin bir çok belge sundukları, söz konusu mesajların tehdit sözleri içerdiği, sanığın, yargılamada tekrar ettiği kolluk ifadesine göre, kendisine gösterilen facebook iletilerini yolladığını kabul ettiği, yargılama aşamasında yeniden sorulduğunda, dosya içerisinde bulunan iletilerin söylenmiş olabileceğini ancak “…” adlı hesabı oğlunun açtığını ve fotoğrafları da oğlunun o hesaptan paylaştığını savunduğu, sanığın oğlu …’nin ise, babası olan sanıkla katılan …’nın fotoğraf ve videosunu, facebookta açmış olduğu “…” adlı profilden yayınladığını beyan ettiği ve dosyada bulunan belgeler incelendiğinde, söz konusu fotoğrafların “…” adlı hesaptan yayınlandığının anlaşılması karşısında, dosya kapsamında yer alan facebook mesajlarının tümü irdelenerek, “…” adlı hesaptan paylaşılan yazıların içeriklerine göre, sanığın oğlu olan tanık …’nin yaşı itibariyle yapabileceği paylaşımlar olup olmadığı da değerlendirilip, katılanların tehdit ve şantaj iddialarına ilişkin bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, açıklanan bu hususlar tartışılmadan, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçeyle beraat hükümleri kurulması, (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/3651 E. 2021/22507 K.)
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5271&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5651&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

